Tarih bu tarz insanların başarılarıyla doludur. En ümitsiz anlarda bile ümitvar olan, yapılamaz denilen işleri gerçekleştiren insanlar. Şöyle bir düşünsek tarihimizden kimbilir kaç örnek buluruz. Aşılamaz diye düşünülen Konstantinapol surlarını yerle bir edip, fethedilemez denilen bu şehri fetheden Fatih Sultan Mehmet geliyor aklımıza.
Ancak hakkında yeterince bilgi sahibi olduğumuz, her fırsatta ziyadesiyle anlatılan Fatih Sultan Mehmet Han'ı anlatmak yerine burada gözlerden uzak kalmış ama 2. Dünya Savaşı'nda önemli işler yapmış bir askerden, bir komandodan; Otto Skorzeny'den bahsetmek istiyorum.

Çocukluk ve gençlik yılları hakkında fazla bir bilgi bulunmamakla birlikte mühendislik okuduğu ve bir düello sırasında yanağından yara aldığı biliniyor.

Araba geyiği yaparkene bir mail'imde saydırdım gittim ekonomik, sosyal muhabbetlere. "E..." dedim, "...hafif.org bu yazıdan mahrum kalmasın".
OTOMOTİV
Bu salak Amerikalılar'ın mantığı ne? 4,6 lt motor yap, 200 bg çıkar. Şimdi biri de diyecek ki; "len o arabaya bi modifiye yapıyon 450 bg oluyo." Şimdi bu mantık mı? Bence modifiye endüstrisini desteklemek için yapıyorlar. Amerikan usulü sanayicilik en iyi malı, en iyi kaliteyi öngörmez ki. Malı eksik yap ki, sonradan upgrade'ini satabil. Devamlı yeni model çıkart ki, hayatta bir halt olamamışları, ya da her şeyin en yenisi en büyüğü şeklinde testosteron fışkırtan erkekleri delirt.
Stock, yani fabrika çıkışı durumda bir amerikan her zaman nal toplar. Araba olsun, bilgisayar olsun, hatta insan olsun. Bu belli. Modifiye yapmayan amerikan "kayıkları" yolda gezinip duruyor. E tabi caddeler geniş, yollar uzun ve düz. Engebeleri nadir olmasa da daha geniş tabana yayılmış bir ülke. Avrupa falan gibi keçi patikalarında araba kullanmıyorlar.