Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan zamazing.org'da: "Packard Bell imedia serisinde yeni ürün"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

Etiket:

işkence hakkındaki yazılar:

sadece ön sayfa yazıları gösteriliyor, tümünü görmek için tıklayın
tuttum
24

SERİ KATİL ÇİFTLER- 1

Bu seride kadın erkek seri katil çiftlerine; aşk kuşlarına bir göz atacağız. Ancak ben herhalde hemcinsim olmaları bakımından olayları daha çok kadın seri katil ağırlıklı anlatacağım. Sex katilleri Rosemary- Fred West, çocuk katilleri Myra Hindley ve Ian Brady, yine sex katilleri Carla Homolka- Paul Bernardo vb..

Rosemary West –Fred West

\

Kesinlikle kalbimde özel bir yeri olan ve şiddet profili açısından en tiksinti uyandıracak kadın seri katili barındıran çift diyebiliriz.

Rosemary Letts 29 Kasım 1953'te doğdu. Geçmişine dönüp bakıldığında seri katil oluşuna zemin hazırlayacak bütün etkenler itinayla hazırlanmıştı. Baba Bill Letts bir şizofrendi. Anne Daisy Letts ise Rosemary’nin doğumundan sonra doğum sonrası depresyon teşhisi ile psikiyatri kliniğine yatıp ect (elektrokonvulsif tedavi) alan mutsuz bir kadın. Bill tüm çocuklarını taciz eden, şiddete yatkın bir ruh hastası idi ve Rosemary ile cinsel ilişki kuruyordu. 10'lu yaşlarında Rosemary erkeklere sarkıntılık eden, erkek kardeşlerine mastürbasyon yapan tacizci kimliğine tamamen kavuşmuştu. Rosemary genç kız olduğunda birkaç defa tecavüze uğradığını söylemiş, sık sık önüne her gelen erkekle yatan sorunlu ve hayatın seks çevresinde dönen biriydi artık.

Fred West ise libidosu yüksek ve sado mazoşist eğilimleri olan genç bir adamdı. Fahişe karısı ve çocuğuyla bir karavanda yaşıyor bebek bakıcısı olarak eve gelen kızlarla cinsel ilişkiye giriyordu.

Fred ve Rosemary diğer birçok seri ikilide olduğu gibi ilk görüşte aşık oldular. 'Aslında gerçek itici güç hangisi' diye soracağımız dava açılana dek de kadınları öldürdüler.

Rosemary West kendi kızı Heather, Fred’in fahişe karısı Rena’dan olan kızı anne Marie ve Rena’nın başka bir adamdan olan kızı Charmaine ile aynı evde yaşamaya başladı. Hem anne hem baba kızlara korkunç davranıyorlardı ancak bunlar gelecek günler için sadece iyimser hazırlıklardı.

124 ahkam var
tuttum
7

İŞKENCE MÜZESİ

işkence müzesi
işkence müzesi
Uçsuz bucaksız lale tarlaları, insanı masallar diyarına sürükleyen yel değirmenleri, eşcinsel nikah kıyan özgür kiliseleri, belirli bir miktarda uyuşturucu kullanma ve taşıma serbestliği ile anılan Hollanda'nın bambaşka bir özelliği ile karşı karşıyayız; Amsterdam'da bulunan işkence müzesi yani torture museum.
Müzenin tanıtımı gerçeğine birebir benzeyen ama işlevsiz işkence aletleri takan insanlar tarafından yapılıyor. Sokaklarda geziniyor prangalı, kelepçeli, boynundan asılmış insanlar.
Müzenin daha giriş kapısında çeşitli işkence aletleri ve resimleri bulunuyor. Müzenin kapısına kadar gelip, fikrini değiştirerek müzeye girmekten vazgeçen insanlara sıklıkla rastlanıyor burada.
Müzede işkencenin tarihçesi, su işkencesi, yakma işkencesi, koparma işkencesi, döndürme işkencesi, asma işkencesi, asma işkencesi, sallandırma işkencesi, ağırlık işkencesi gibi gelmiş geçmiş tüm işkence yöntemleri, işkence odaları, kol ve bacak gerdirme aleti, çivili yatak, asma kafes, tırnak sökme aletleri, parmak kesme aletleri, cinsel organ sökme aleti gibi işkence aletleriyle ilgili birçok resim, yazı ve aleti sadece 5 Euro'ya görmek mümkün.
Son olarak ne kadar gerekli olduğu tartışmaya açık olan bu müzenin insanı ciddi anlamda psikolojik işkenceye uğratacağı kesin.
77 ahkam var
tuttum
34

ABD'nin gözde işkencesi: Waterboarding

\
Geçtiğimiz günlerde Amerika'da bolca tartışma konusu olan, kanallarda birçok CIA emeklisi ve mağdurun boy göstermesine neden olan ve sonunda yasaklanan bir sorgulama yöntemi (yetkililere göre) waterboarding. Bakınız nasıl da yemek tarifi verir gibi rahat anlatıyor asker abim olayı! Ne kadar sevimli değil mi? Gördüğünüz gibi yöntemi uygulamak çok basit. Maktülü sabit bir şeye sıkı sıkı bağlamanız, gözlerini kapatmanız, ağzına bir havlu tıkıştırmanız ve havlunun üzerine yavaş yavaş su dökmeniz yeterli. Ha bir de "susadın mı?" gibisinden dalga geçebilecek kadar insanlıktan çıkmış olmanız gerekiyor. Sonuçta maktül kendini boğuluyor gibi hissediyor, debeleniyor. Uzmanlar yöntemin kalp krizine ve panik ataklara yol açabildiğini söylüyor.
1968, Vietnam
1968, Vietnam
Aslında yüzyıllardır uygulanıyormuş da bu işkence haberimiz yokmuş. 1500lerde İtalyanlar, 2. Dünya Savaşı'nda Japonlar ve Gestapo, 1970lerde Kamboçya'da Khmer Rouge, Vietnam'da ABD... Peki ne oldu da su yüzüne çıktı? Birçok raporda ABD'nin 2001'den beri yürüttüğü "Terörle Savaş" kapsamında yakaladığı sanıkları konuşturmak için bu yönteme başvurduğu yazmaya başladı. Ancak bunlar zaman zaman konuşulsa da konuşanlar bir güzel susturuldu. 2005 sonlarında CIA bu işi gizli yapmaktan sıkılmış olacak ki, bu yöntemi onaylı "geliştirilmiş sorgulama yöntemleri" listesine koydu.
\
Onlar bunun iyi bir sorgulama tekniği olduğunu düşünmekteydi. Asıl bomba 24 Ekim 2006'da Busht'un yardımcısı Dick Cheney'in muhafazakar bir radyoda, sunucunun "eğer suya batırmak hayat kurtaracaksa, bunu yapmak için fazla düşünmeye gerek yok değil mi?" sorusunu onaylamasıyla patladı. O röportajda cheney, yöntemi övücü söylemlerde bulunmuştu. Bunun üzerine insan hakları ayaklandı. Beyaz Saray kem küm etse de medya olayın üzerine gitti ve sonunda yöntemin yasaklanmasını sağladı. Tabii bunda El Kaide yöneticilerinden Khalid Sheikh Mohammed'in sorgusunda yöntemin kullanıldığının birçok kaynak tarafından açıklanması da etkili oldu. Bir CIA yetkilisi böyle bir adamın bile yaklaşık 2.5 dk gibi kısa bir sürede konuştuğunu açıkladı. Emekli ajan Kiriakou da Ebu Zübeyde'nin 35 saniyede bülbül gibi şakıdığını söylemişti. Amerika'nın yöntemi neden bu kadar sevdiği ortada.
6 ahkam var
tuttum
30

modus operandi / seri 1

BU YAZI LE SORCIER VE MANSONİLİZED İŞBİRLİĞİNİN BİR SONUCUDUR.HER HAKKI SAKLIDIR.

\

Seri Katil

“Sanırım biraz tuhafım.”

George Joseph Smith

(Küvetteki Gelinler Katili)

***

“67 Mustang’im 123 Levington Sokağı girişinde kuytu bir köşede park halinde. İçi sıcak. Sıcak çikolatam torpido gözünün üzerinde, dumanları tütüyor. Nefesim içki koktuğuna göre içine votka karıştırmışım belli. Ellerimi ovuşturuyorum malum mart ayı. Arabanın içi ne kadar sıcak olursa olsun, soğuk mutlaka girecek bir delik buluyor. Ayın 6’sı. Saat geceye yarım var. Bayan Lennord az sonra kırmızı fordu ile bu köşeden dönüp az ilerideki kahverengi evin önüne park edecek. Sarı bukleleri çok hoş. Gerçekten. Bayan Lennord fakında değil ama o çok özel bir kadın. Bu gece bunu ona hissettireceğim…”

64 ahkam var
tuttum
36

İ ş k e n c e

\
işkenceden geliyorum
acıyı umuda kattım
uzatma sarılası boynunu
kollarımı askıda bıraktım

Ünlü Şafak Türküsü nün yazarı Nevzat Çelik öğrenciyken suçsuz yere tutuklanıp tam 7 yıl yattığı ve idamla yargılandığı günlerde yazmış "İşkenceden Geliyorum" u. Türkiye İnsan Hakları Vakfı nın belirttiğine göre 1980-1998 yılları arasında ülkemizde en az 546 kişi işkence görerek ölmüş, yine vakfa göre işkence görenlerin sayısını tahmin etmek zordur. İnsan Hakları Derneği ne göre işkence maalesef sistematik ve yaygın.
İşkencenin tanımı şöyle yapılıyor; işkence, ister fiziksel olsun ister ruhsal, bir göz korkutma, caydırma, intikam alma, cezalandırma veya bilgi toplama aracı olarak bilinçli şekilde insanlara acı çektirmekte kullanılan her türden edimlerdir. İnsan Hakları Bildirgesi nde de belirtildiği gibi işkence bir insanlık suçudur, hiç bir suretle kabul görülemez. İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi 5. maddesi der ki; hiç kimse işkenceye maruz bırakılmamalı, kimseye zalimce, insanlık dışı ve aşağılayıcı muamele edilmemelidir. İşkence sanılanın aksine yalnızca fiziksel olarak değil, aynı zamanda psikolojik olarak da binyıllardır uygulanmaktadır. Yazılanlara göre ortaçağda işkenceyi yaygın olarak kullanan Katolik kiliseleri ve Roma İmparaorluğu döneminde bir kölenin ifadesi yalnızca işkence altında kabul edilirdi ki bu da kölelerin kendi istekleri ile gerçeği söyleyebileceklerine inanılmaması güvensizliğine dayandırılmaktaydı. İllk kez Fransa'da kurulan kiliselere bağlı Engisizyon Mahkemeleri Papa'nın işkenceyi yasallaştırması ile ortaçağın kabusu haline gelmişti. 1834'e kadar varolduğu belirtilen bu mahkemelerde alınan kararlar sonucu her türlü "sapkın davranış gösteren" insanlar canlı canlı yakılıyor, kurşuna diziliyor, giyotine gidiyor, akıl almaz işkenceler görüyorlardı. Tabi zamanla modernleşen insanın işkence yöntemleri de değişti. 12 Mart döneminde iki yıl hapis yatan Murat Belge Bir Hayat isimli kitabında gördüğü işkenceleri mizahi bir dille anlatmaya çalışmış, belki anlamamızı sağlamak için, yine de yetmiyor insanın gücü anlamaya yaratılan bu anlamsız şiddet ortamını, şöyle diyor kendisi işkence bahsi açıldığında;

8 ahkam var
tuttum
1

işkence-air

amerika biliyorsunuz, kendi topraklarında işkence kanunlara aykırı olduğu için, şüpheli bulduğu şahısları dünyanın çeşitli yerlerine dağılmış kamplarda, bilinmedik yöntemlerle sorguya çekiyor. işte bu şüphelileri taşıma işlemini üstlenmiş hava yolları: airtorture. (parodi)

0 ahkam var
tuttum
4

ABD'den İşkence Dinletisi

Etiketler: , , ,

Her ne kadar başlığa dinleti de yazmış olsam belki de son zamanların en rahatsız edici mp3'ü ile karşı karşıyayız. Şuradaki habere göre Tennessee'de, polis, uyuşturucu kullandığından şüphelenilen Lester Siler'in evine gidiyor. Eşinin ve oğlunun dışarı çıkmalarını istedikten sonra Siler'in anayasal hakkını kullanarak evinin aranmasına izin vermemesinin üstüne, 2 saat boyunca Siler'e işkence yapıyorlar. Siler cop ve silahlarla dövülüyor, parmakları kesilmekle tehdit ediliyor, kafası klozete sokuluyor ve daha burada saymak istemediğim işkenceye maruz kalıyor.

0 ahkam var

Mim Nehri

geri »

Arama

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

etiket menüsü

reklam

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu