Michael Fred Phelps, Amerika'nın idolu haline dönüşmüş yüzücü, 1985 yılında Baltimore, Maryland'de doğdu. Babası, Fred Phelps, Maryland devlet polisi olarak çalışıyordu. Annesi, Deborah Sue Debbie Davisson Phelps ise okul müdiresi olarak görev yapıyordu. Phelps'in annesiyle babası daha o 9 yaşında iken boşandı. "MP" olarak da isimlendirilen Phelps'in iki de (Hillary ve Whitney adında) yüzücü ablası vardır.

Çocukluğunda Hiperaktivite Bozukluğu (aşırı hareketlilik) teşhisi konulan Phelps 7 yaşında yüzmeye başladı. Hiperaktif olduğu için ablaları tarafından bu spora yönlendirilen küçük Phelps, havuzda kendine ve çevresine problem olan tükenmez enerjisini dışarı çıkartmak için şans elde etmiş oldu. Çok kısa bir sürede yüzme tekniğini kapan Phelps, 10 yaşında kendi yaş kategorisinde Amerika rekoru kırdı. Aynı zamanda Kuzey Baltimore Aquatik Kulübü'nde antrenör Bob Bowman'ın denetimi altında antremanlarına devam etti ve kendi yaş kategorisinde birçok rekora daha imza attı.

Boks yaptıktan hemen sonra, daha terleri bile kurumamışken, kendilerini satranç masasında bulan rakipler, bunları belli bir sıra içerisinde yapmaya başlıyorlar. Bütün bunlar en fazla 11 round sürüyor. Tabi, oyunu kazanmak için rakibi ya mat ya da nakavt etmek gerekiyor. Evet, hem fizik güçlerini hem de zihinsel güçlerini sergilemek adına güzel bir örnek teşkil ettiğini söyleyebiliriz.
Olimpiyatlarda başarılı olan siyahî yüzücü hatırlıyor musunuz? Hafızanızı epey zorlamanız lazım. Siyahîlerin yüzmede neden başarılı olamadıklarını anlatmadan önce makûs talihlerini yenmiş olan siyahî yüzücülerden bahsedelim.
İlk olimpiyat madalyasını kazanan siyahî yüzücü, Hollanda Antilleri'nden Enith Brigitha, Kanada'daki 1976 Montreal olimpiyatlarında 100 mt ve 200 mt serbestte birer bronz madalya kazandı.

Olimpiyatlarda ilk altın madalyayı kazanan siyahî yüzücü ise Anthony Nesty oldu. Nesty 1988'deki Güney Kore Seul olimpiyatlarında 100 mt kelebekte 1. olarak tarihe geçti.