18 mayis - leman / Nihat Genç
nihat genc`in yazisini begendim. tamami cok yer tutacagindan isin özetini anlatan alinti yaptim (artik ne kadar özetse).
Ve sonra, beş komutan tepeye oturdu, bilim şöyle olacak, gazeteler böyle olacak, üniversiteler Doğramacı'nın olacak, partiler iki tane olacak, diye yasalar çıkardılar. Halkın %98'i oy verdi, onaylandı. O gün bugün, ülkemiz bu yasalarla yönetiliyor. Bu yasaların gölgesinde ülke bir adım yürüyemedi.
12 Eylül'den birkaç ay sonra trenle İstanbul'a gidiyorum. Her yerde arama var. Keskin bir kış. Her yer karla örtülü. Hamam gibi vagonlar, sıcak ayarı yapılmadığı için, fırının içi gibi. Hala yapılamadı, çakmaklar bomba gibi patlıyor sıcaktan. İnsanlar, 12 Eylül günlerinde patlama, bomba seslerinden öyle ürküyor ki, sokaklarda çocukların çat patları dahi sıkıyönetim bildirisiyle yasaklandı. Ödümüz kopuyor. Patlayan çakmak, sereserpe birbirinin üzerine binerek uyumuş insanları kabusla hortlatıyor!