...ve onlara alet kutusu olan bilcümle reklam tasarımcılarını...
Bu gezegene reklam tasarımından daha fazla zarar veren işler, en çok reklam yaptıran şirketlerin uğraştıkları işlerdir. Örneğin otomotiv sanayii. Otomobillerin hem üretiminde, hem kullanımı sırasında salgıladıkları zehirli atıklar sayesinde artık bebeklerin analarından emdiği sütte bile ağır metaller var. Bir başka reklam verenimiz, velinimetimiz, petrol şirketleri... Bunların başarılı lobi çalışmaları sayesinde savaş filan çıkıyor, bebekler ağır metallerle zehirlenmeye fırsat bulamadan ağır silahlarla sizlere ömür... Küresel ısınma ve hava kirliliği de yanında hediye. Kutluyorum kendilerini. Yine en çok reklam yaptıran sektörlerden biri, deterjan ve benzeri temizlik ürünleri üretenler... Siz televizyon karşısında iki yüz milyonuncu kere çıkmayan zor lekeler veya pırıl pırıl bulaşıklar anatemalı o şiirsel reklamı seyrederken, deterjan fabrikalarından pırıl pırıl akarsulara envai çeşit zehirli atık karışıyor. Bulaşıklar temiz pak oluyor da sularımız zor kirler misali arıtılaması imkansız bir yığın pislikle doluyor. Böylece içtiğimiz su, yediğimiz sebze meyve, çeşitli zehirlerle tatlandırılmış olarak soframıza geliyor. Fosfat olsun, kükürt, cıva olsun, hastasıyız, bağımlısıyız bunların. Hepimize afiyet olsun.
genocide/soykırım polonya yahudisi raphael lemkin tarafından 1943 yılında ilk kez tanımlanmış bir insanlık suçudur. lemkin'in tanımına göre: soykırım; belirli bir gruba mensup kitlelerin yalnızca toplu öldürülmeleri değil grupları oluşturan değerleri ve grupları ortadan kaldırmak için yapılan organize hareketlerin tümüdür. böylesi bir plan politik ve sosyal kurumların, kültürüel, dilsel, milli duyguların , din, milli grupların ekonomik varlıkları ayrışması; bireysel güvenliklerin, özgürlüklerin, sağlığın, kutal değerlerin hatta yaşamların ortadan kalkmasıdır.
bu tanım milli gruplar üzerine kurulu olduğu için dar olduğu şeklinde eleştirilir, bütün grupları içine alacak şekilde genişlemesini önerenler var bu yönden. öte yandan bu tanım yalnızca fiziksel soykırımı/öldürmeyi içermediği için aşırı geniş de bulunur.
lemkin'in girişimleriyle 1948te birleşmiş milletler genel kurulu soykırımın önlenmesi ve cezalandırılması yasasını kabul etti, 1951'de de yürürlüğe girdi. bu yasa bir çok ülkenin de yasalaştırdığı bir soykırım tanımını içeriyor. bu tanıma göre:
TakingItGLobal gençlerin buluştuğu ve tartıştığı , bir şeyler başarmaya çalışan hatta başaran bir site. Bir göz atmaya değer
PKK'nın kullandığı mayınları üreten Fortis Bankasıymış!
bu konudaki goruslerinizi bilmiyorum, ben universitede Tarih okumama ragmen bu konuda bir ara$tirma yapmadim, politik olarak bu konuyla hic mi hic ilgilenmiyorum, ama bu konuya yakla$imimizin genel olarak Turkiye'nin onundeki problemlerinden biri oldugunu goruyorum..
bugun karsima cikan bu sitede Ermeni soykirimi ile ilgili gayet kreatif ve dokunakli posterler var. yani konuyu ilk hez duyan dunyanin herhangi bir yerinden bu siteye giren bir insanin bu konuda tarafsiz ayrilmasi imkansiz..
merak ettigim olaysa $u, bizim argumanimiz, Ermenilerin propaganda yaptigi ve olayi buyuttugu yolunda oyle degil mi? Arsivlerde oldurulen Turkler, Ermenilerin yaptigi cetecilik ya da modern deyimle terorizm gibi bir cok $ey var degil mi?
İran 'a "daha da demokratikleşme" müdahelesi yakındır.