
Bugün tesadüfen arkadaşımın rujunun kutusunda “Contains Oxybenzone” yani “Oksibenzon İçerir” yazısını gördüm. Aynı rujdan bende de olduğu için (Avon pro-to-go rujdan bahsediyorum) meraklandım. Böyle ayrıca yazdıklarına göre kesin bir bit yeniği vardır bu işin içinde dedim ve araştırmaya başladım.
Oksibenzon (diğer adı Benzophenone-3) genellikle güneş kremleri ve kozmetiklerde kullanılan bir çeşit organik bileşen. UVB ve UVA ışınlarını emdiği için tercih ediliyor. Fakat Benzophenone denen bileşenden türetilen oksibenzon cildin altında emilip DNA’ya zarar vererek cilt kanserine neden olabiliyor. 1993 yılından beri oksibenzonun zararlarına dair araştırmalar yapılmış ve halen yapılıyor. Şu an Avrupa’da %0.5’in üzerinde içeren ürünlere “Oksibenzon İçerir” uyarısı konuluyor. Konu hakkında Türkçe kaynak internette bulamama rağmen anladığım kadarıyla Türkiye’de üretilen ürünlere böyle bir uyarı koymak gerekmiyor.

Dediğimiz gibi oksibenzon’un işlevi ultraviyole ışınları cildin yüzeyinde filtrelemek, bunu da ışığı ısıya dönüştürerek yapıyor. Aynı anda cilt tarafından da emiliyor. Yani aslında UV ışınlarını yok etmiyor, ısıya dönüşmüş ışınlar cildin üst tabakalarında hücrelere zarar verebiliyor. Bu da melanoma denilen cilt kanseri türüne sebep oluyor. Birçok kanser türünden koruduğu doğru, ama melanoma en tehlikeli ve ölümcül olan cilt kanseri türü.

Fugu, Guinness Rekorlar Kitabı'na göre dünyanın en zehirli balığıdır ve Japonya’da gıda olarak tüketilmektedir.
Fugu ayrıca dünya üzerindeki en zehirli ikinci omurgalı. (birincilik bir kurbağa türüne ait)
Fugu, balon balığı, kirpi balığı gibi isimlerle anılmaktadır ve dünyada 122’den fazla fugu türü bulunmaktadır. En çok tropik sularda rastlanır ancak son yıllarda Akdeniz’e kadar inmiştir. Fugu çok büyük bir balık olmamakla birlikte 100cm’ye varan birkaç tür bulunmaktadır.




Peyniri aslında hiç sevmeyen ve günlük hayatta bir türlü sempati besleyemeyen ben, şiir gibi bir kırmızı şarap eşliğinde muhakkak bir kaç dilim güzel bir peynire eşlik için müsaade edebilmişimdir kendime. Yine de bu bana hangi şarabın yanında neler yenmesi gerektiği bilgimi arttırma isteğimde sadece bir önsöz olabilmiştir.

Bu soruya yanıt vermek için bile kafanızı kaşımanız gerekmiş olabilir. Tuhaf değil mi? Zira ben de kaşıdım ve bu konuyu araştırmaya koyuldum. Bulduğum bilgileri de paylaşmadan edemedim.
Normal bir kaşınma hissi için, beynimiz deri altındaki sinir hücrelerine vakti geldiğinde kaşınma eyleminin sinyalini iletiyor. Sinir hücreleri harekete geçiyor ve kaşınmamız gerektiğini anlıyoruz. Çünkü derimizin yenilenmeye ihtiyacı var. Ölü hücrelerin, birçok başka yolla vücuttan atılması gibi bu yolla da atılarak yenilenmesi gerekiyor. Bunu da kaşınırken, havlu ile kurulanırken, giyinirken ya da soyunurken bir anlamda sağlıyoruz. Bir an aklıma eski zamanlarda zırhlarla savaşmak durumunda olan şövalyeler geliyor. Onlar için ne de büyük bir sorun olmuştur bu konu, düşünsenize!

1950’lerin sonu 60’ların başında antibiyotik üretiminde daha ucuz yöntemler bulmak için çalışmalar yürüten Alman ilaç firması Chemie Grünenthal, kimyasal bir kaza eseri tesadüfen bulduğu ve adına “thalidomide” dediği drogu piyasaya sürdü. Yüksek doz talidomide maruz bırakılan hayvanlar üzerinde yapılan bazı testler sonrasında firma, ilacın zararsız olduğunu ve önemli bir yan etkisinin olmadığını duyurdu. Ama bu, büyük bir yanılgıydı.

Afrika: Erkeklerin sünnet olmasi AIDS'yi önleyecek.
Milyonlarca kisi, HIV (AIDS) tehlikesinden korunabilir...
Erkeklerin sünnet olmasi ile Afrika'da AIDS olanlarin sayisi azaltilacak...

UNAIDS kurumunun arastirmasina göre gelecek 20 yilda Afrika'nin 6 milyon insaninin HIV kapmamasi ve 3 milyon hastanin ölmemesi saglanacak.
Heteroseksuel erkeklerin sünnet olmasi ile bu sonuc daha da iyiye gidecek ve bu hastaliga yakalanma riski %60 oraninda düsecek.

Kabak çekirdeği birçoğumuzun zevkle yediği bir kuruyemiş. Aslında yine bir çoğumuzun da bilmediği bir sağlık kaynağı.
Kabak çekirdeği ciddi bir bağırsak kurdu düşürücüdür. Tuzsuz tüketildiğinde çok hızlı ve etkili bir şekilde tenyanın dökülmesine neden olur. Bunun için çocuklarda 40g büyüklerde 100g tuzsuz kabak çekirdeği yeterlidir.
Kabak çekirdeğinin asıl mucizesi iyi huylu prostat büyümesi (BPH) ile ilgili. Şu an kabak çekirdeğinin BPH’ı azalttığı hatta önlediği tıbben kanıtlanmış ve kabul görmüş durumda. Yine BPH’la bağlantılı ortaya çıkabilecek idrar yolları bozukluklarına da faydalı. Bu mekanizma phystosterin denen bir madde sayesinde oluyor. Kabak çekirdeği karotenoid içeriyor. Yapılan araştırmalar karotenoidden zengin beslenen erkeklerin BPH riskinin düşük olduğunu gösteriyor.

Doğum kontrolünde kullanılan birçok metod var; erkek ve kadın için kondomlar, sperm öldürücü fitiller, hormonlu ve hormonsuz rahim içi araçlar, ağızdan alınan doğum kontrol ilaçları, enjeksiyonla uygulanan preparatlar, takvim yöntemi ve daha birçok yöntem... Güvenilirlikleri, etkinlikleri, yan etkileri, kullanım kolaylıkları ve zorlukları ile tercihinize sunulan birçok yöntem. Bunlardan birini, çok yaygın olmayan ancak çok kullanışlı olduğuna inandığım birini burada biraz anlatmak istiyorum.


Belirtiler muhtelif; aşırı kilo kaybı, giderek içe kapanma, abartılı egzersiz yapma... Tümünü burada bulacaksınız.
Sadece çocukların bilhassa genç kız adaylarının yeme-içme konusundaki kötü yönlendirmeler değil, buradaki kaynağın üzerinde durduğu gibi Ailede asiri geçimsizlik, tartismali ortamda bu ölüme götüren sinsi sürece katkıda bulunuyor.