Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan zamazing.org'da: "Saitek Cyborg mause"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

Etiket:

savaş hakkındaki yazılar:

sadece ön sayfa yazıları gösteriliyor, tümünü görmek için tıklayın
tuttum
40

100 milyon insanı yokeden hastalık: Kara Ölüm

Bugüne kadar insanlığın başına gelen en büyük felaketler hangileridir diye düşündüğümde elbette aklıma hemen savaşlar, yani insanların birbirlerini ortadan kaldırmak için gösterdikleri ‘insan üstü’ gayret süreçleri geliyor; ardından şu rakamları hatırlamak ve hatırlatmak istiyorum:

1. Dünya Savaşı: 40 milyon can kaybı
2. Dünya Savaşı: 60 milyon can kaybı
Kore Savaşı: 3 milyon can kaybı
Vietnam Savaşı: 1.2 milyon can kaybı

Bu sonuçları başlıktaki rakamla kıyasladığımızda, felaketin boyutlarını kestirebiliyoruz. Kara Ölüm adı verilen salgın hastalıklar silsilesinin patlak verdiği 1300-1450 tarihleri arasında dünya nüfusunun ortalama 500 milyonu geçmediğini de hesaba katttığımız zaman felaketin dimağa durgunluk verecek büyüklüğünü vurgulamış oluyoruz.

\

Yazının devamında detaylandıracağım, tüm dünyada ortalama 150 yıl süren Kara Ölüm; Yersinia pestis adı verilen bakterinin yol açtığı salgın hastalıkların dünya nüfusunun üçte birini ortadan kaldırması olayıdır. Çoğunlukla Batı Avrupa’da yaygın olan hastalık mikrobu, fareler ve pireler aracılığıyla yayılmıştı. Kurbanlarını feci şekilde ortadan kaldıran hastalıkları tedavi etmek dönemin tibbi imkanlarıyla mümkün olmayınca insanlar farklı çözümler aramışlardı: Taşıyıcı olduğu sanılan insanlar yakılıyor, Almanların hastalıkların sorumlusu olarak gördükleri Yahudiler katlediliyordu. Hastalık ortadan tamamen kalktığında hayatta kalabilenlere geniş araziler kalmıştı. Avrupa’da, ekonomik, sanatsal, kültürel anlamda büyük bir karamsarlık ve çöküntü başgöstermişti.

47 ahkam var
tuttum
34

ABD'nin gözde işkencesi: Waterboarding

\
Geçtiğimiz günlerde Amerika'da bolca tartışma konusu olan, kanallarda birçok CIA emeklisi ve mağdurun boy göstermesine neden olan ve sonunda yasaklanan bir sorgulama yöntemi (yetkililere göre) waterboarding. Bakınız nasıl da yemek tarifi verir gibi rahat anlatıyor asker abim olayı! Ne kadar sevimli değil mi? Gördüğünüz gibi yöntemi uygulamak çok basit. Maktülü sabit bir şeye sıkı sıkı bağlamanız, gözlerini kapatmanız, ağzına bir havlu tıkıştırmanız ve havlunun üzerine yavaş yavaş su dökmeniz yeterli. Ha bir de "susadın mı?" gibisinden dalga geçebilecek kadar insanlıktan çıkmış olmanız gerekiyor. Sonuçta maktül kendini boğuluyor gibi hissediyor, debeleniyor. Uzmanlar yöntemin kalp krizine ve panik ataklara yol açabildiğini söylüyor.
1968, Vietnam
1968, Vietnam
Aslında yüzyıllardır uygulanıyormuş da bu işkence haberimiz yokmuş. 1500lerde İtalyanlar, 2. Dünya Savaşı'nda Japonlar ve Gestapo, 1970lerde Kamboçya'da Khmer Rouge, Vietnam'da ABD... Peki ne oldu da su yüzüne çıktı? Birçok raporda ABD'nin 2001'den beri yürüttüğü "Terörle Savaş" kapsamında yakaladığı sanıkları konuşturmak için bu yönteme başvurduğu yazmaya başladı. Ancak bunlar zaman zaman konuşulsa da konuşanlar bir güzel susturuldu. 2005 sonlarında CIA bu işi gizli yapmaktan sıkılmış olacak ki, bu yöntemi onaylı "geliştirilmiş sorgulama yöntemleri" listesine koydu.
\
Onlar bunun iyi bir sorgulama tekniği olduğunu düşünmekteydi. Asıl bomba 24 Ekim 2006'da Busht'un yardımcısı Dick Cheney'in muhafazakar bir radyoda, sunucunun "eğer suya batırmak hayat kurtaracaksa, bunu yapmak için fazla düşünmeye gerek yok değil mi?" sorusunu onaylamasıyla patladı. O röportajda cheney, yöntemi övücü söylemlerde bulunmuştu. Bunun üzerine insan hakları ayaklandı. Beyaz Saray kem küm etse de medya olayın üzerine gitti ve sonunda yöntemin yasaklanmasını sağladı. Tabii bunda El Kaide yöneticilerinden Khalid Sheikh Mohammed'in sorgusunda yöntemin kullanıldığının birçok kaynak tarafından açıklanması da etkili oldu. Bir CIA yetkilisi böyle bir adamın bile yaklaşık 2.5 dk gibi kısa bir sürede konuştuğunu açıkladı. Emekli ajan Kiriakou da Ebu Zübeyde'nin 35 saniyede bülbül gibi şakıdığını söylemişti. Amerika'nın yöntemi neden bu kadar sevdiği ortada.
6 ahkam var
tuttum
5

Lions for Lambs, Bir Eleştirinin Eleştirisi....

\

Meryl Streep, Tom Cruise ve Robert Redford’un başrollerini oynadıkları film,
Afganistan ve Irak'ta boğazına kadar organik atığa batmış ABD için, üç farklı coğrafyada, birer saatlik periyotlarda paralel akan üç öykü ile bir sistem eleştirisi yapmaya çalışıyor.

1 ahkam var
tuttum
26

Krizol Kazanları Hakkında Yalanlar ve Gerçekler

Tarihle ilgilenmek, araştırmayı seven insanların vazgeçemediği bi olgu. İster teknoloji takipçisi olun, isterseniz sosyal bilimlerle uğraşın, muhakkak geçmişe dönüp bakmanız gerekecektir.

Bu yazım 2004 yılında çıkan bir kitap ve 2005 ten beri 'forward maillerde' dolaşan bir hikaye ile ilgili. Bizler, genelde okuduğumuza şartsız inanmakla beraber, okuduğumuza dayanaksız eleştirilerde bulunarak 'var olan' insanlarız. Bunu reddederek, posta kutuma düşen ve yazının devamında paylaşacağım hikaye hakkında, biraz araştırma yaptım.

\

Hikaye, daha doğrusu anı; Birinci Dünya Savaşında İngilizlere esir düşen ve Mısır'daki Seydibeşir kampında üç yıl kalan, Karaman'lı bir Türk Subayının bu kampta tuttuğu günlüklerinden bir alıntı. Bu günlük, bir başka Karaman'lı olan Ahmet Duru tarafından kitaplaştırılmış. Tarih ve Düşünce Dergisi, yayın haklarını üstüne alarak, 'Katran Kazanında Siterilize' adıyla 2004 yılı Temmuz ayında okurlarının ilgisine sunmuş.

7 ahkam var
tuttum
22

Nocturne

piano keys
piano keys

Hayatımızın her döneminde birşeyi öğrenirken beş duyumuzun yanısıra özellikle yaptığımız tekrarlar bir hayli önemlidir. Hele ki bu öğrenme aktivitesi; piyano çalmak olacaksa ellerin ve ayakların koordinasyonu, defalarca tekrarlar ziyadesiyle önemlidir. Öğretmen önce sadece sağ elle, sonra sadece sol elle dersler verir. Son derece düzenli ve disiplinli çalışmanın, tekrarlarda bulunmanın önemini her fırsatta dile getirir. Sonra bir bakarız; iki el-ayak koordinasyonu ve tabii ki beynimizin orkestrasyonu sayesinde Chopin çalıyoruz.

Kuruçeşme'de yaşadığım zamanlar, bazı Pazar sabahları yakınlardaki bir teras katından havaya karışan Chopin’in Nocturne c# minör tınılarıyla uyanırdım. Uyku sersemi gülümser ve "bu adını sanını bilmediğim komşumun yine Szpilman krizi tutmuş" diye düşünerek yataktan kalkar, camları ardına kadar açar ve nocturne bitmeden kalan son kısımları da yakalamaya çalışırdım. Perdeler esen meltem uyaklığında savrulur, ben ise yarı uyanık lavaboya doğru yol alırdım... Müzikle evin havası aniden değişirdi.

31 ahkam var
tuttum
16

Pan'ın Labirenti

Film afişi
Film afişi
9. Uluslararası Eskişehir Film Festivali Pan'ın Labirenti'ni gündeme getirdi. Bu peri masalında 20. yüzyılın acımasız geçmişi gözler önüne seriliyor. Türkçe altyazı ile İspanyolca yayınlanan film "En İyi Yabancı Film" de dahil 6 Oscar'ı evine götürmüş idi. Ayrıca "En İyi Yönetmen" Oscar'ını da hakettiğini söyleyenler az değil. Bu dalda hiç Oscar alamayan Martin Scorsese'e kıyak yapıldığı bir gerçek.
Pan ve Ofelia
Pan ve Ofelia
Filmi anlatmak istersek işe Ofelia'dan başlamalıyız. Öksüz İspanyol kızın annesi Francisco Franco'nun ordusunda görevli bir yüzbaşıyla evlenmiştir. 1944'te Yüzbaşı Vidal'in isyancılarla mücadelenin yürütüldüğü kampına doğru yola çıkarlar. Ofelia kampa vardıklarında, yol boyunca kendilerini takip eden bir böceğin peşi sıra ormanın içinde bulunan taş sütunlara gider. İşte büyülü ve ölümcül derecede ciddi olayların başladığı yer burasıdır.

16 ahkam var
tuttum
5

Kıyamet sitesi, A blok

İnsanların, alışveriş arabasını tutmadan bile iki kere düşündüğü, hatta iki kere düşünmeden önce sakin kafayla evde bir kere düşünüp yanında kendi tutacağını getirdiği 2007 yılındayız. Şimdi bu canı tatlı arkadaşlar gökten atom bombası veya meteor düşmesi ihtimaline karşı dağların içine dev sığınaklar inşa etmeye başlamışlar. O kadar uzağa gitmeye üşenenler için ise eve servis hazır yeraltı evleri tasarlamışlar. Bu da demek oluyor ki gelecekte kapalı yer fobisi olanlar seleksiyona uğrayacaklar ve yerlerine agorafobik bir tür geçecek.

2 ahkam var
tuttum
16

Brian'ın Hayatı

\
Brian Haw, tam 2040 gündür (yaklaşık 5buçuk yıl ) İngiliz Parlementosu'nun önünde 7 gün/24 saat Irak'taki işgali ve cinayetleri* protesto ediyor.

İlkin gıda amborgosunu protesto için başladığı eylemini Irak'ın işgali sırasında da sürdürmüş. Kapladığı ufak alanda afiş, pankart ve fotoğraflarla işgalin sona ermesi için mücadele veriyor. Sloganlarından biri: "İnsan kanı petrolden daha ağır çeker!", diğeri: "Çocuklarımı öldürmeyin artık!"

3 ahkam var
tuttum
0

300

Frank Miller'ın grafik romanından uyarlanan film 2007 Martında gösterime girecek. Sparta-Pers Thermopylae savaşını konu alan filmi Zack Snyder yönetmiş.

\
Filmin fragmanları sitede mevcut. Sabır dilerim.

1 ahkam var
tuttum
0

Sydney yerle bir oldu.

Sayın Avustralya Başkanı Eksalans hazretleri;
Biz iki Osmanlı askeri, ülkenizde bulunuyoruz. Duyduk ki devletimiz Osmanlı'ya Avustralya devleti olarak savaş açmış ve Çanakkale'ye asker göndermişsiniz. Bundan dolayı iki Osmanlı askeri olarak biz de Avustralya devletine savaş açmış bulunmaktayız.

Bu bir Osmanlı fermanıdır. Ekselansların bilgilerine duyurulur.

Karahisar diyarından Tarakçıoğlu Mehmet,
Karadeniz diyarından Menteşeoğlu Abdullah"

Diyen 2 Osmanlı askeri Sydney'i yerle bir ederler.
Hikayesi için buyrun buraya.

10 ahkam var
1 2 3 ... 14 Sonraki

Mim Nehri

geri »

Arama

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

etiket menüsü

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu