Soru: Genellikle takip ettiğiniz televizyon programları?
Cevap: Belgesel Film.

Belgesel Film (Documentary)
İnsan duygularının ön planda olmadığı, eğlenceden uzak, tarihsel, sosyal, bilimsel ya da gerçek olaylarla ve kurguya dayanmayan konularla ilgilenir. Gerçeğin kendisini iletir. Bu tür filmler, tamamıyla belgelere, gerçek insanlara, gerçek mekânlara ve gerçek olaylara dayanır. Belgesel filmin genel amacı; bildirmek, öğretmek, eğitmek, inandırmak ve coşturmaktır.
Bu terim, Fransızların kullandıkları “documentarie” kelimesinden alınmış ve ilk defa John Grierson tarafından, Robert Flaherty’nin 1926’da çektiği “Moana” adlı filmin eleştiri yazısında kullanılmıştır. Gerçeği, bir öykü çerçevesinde değil, gerçekliğinin kendi dramatiği ile aktarır. Lumiera’nın çektiği ilk gerçekçi filmler, bu türün ilkleri olarak görülebilir ancak, dünya genelinde modern anlamda belgesel sinema Robert Flarherty ile başlamıştır.

Belgesel filmin ilk örneği, Flarherty’nin 1922 yılında çektiği “Nanook of the North” (Kuzeyli Nanok) olarak kabul edilir. Ancak bu tür, sinema tarihine birdenbire ortaya çıkmamış, bir takım süreçlerden geçerek oluşmuştur. Bu yıllardan da öncesine dayanan teknik ve konu bakımından önemli gelişmeler kaydedilmiştir.

Yılmaz Güney, yüzden fazla macera filminde oynadı. “Türk Sinemasının Çirkin Kralı” lakabı ile sevildi.
1966 yılında senaryosunu yazıp aynı zamanda oynadığı, Lütfi Akad’ın yönetiminde çekilen “Hudutların Kanunu” adlı filmi, Güney'in sinema kariyerinde dönüm noktası oldu. Film, büyük beğeni topladı.

Orson Welles (1915–1985)
Amerikalı yönetmen Orson Welles, savaş sonrası yıllarda uluslararası sinemaya etkili bir güç kattı. Özellikle; ses, film kurgusu ve kamera arkasında yaptığı geleneksel olmayan farklı deneyimleri ile birçok yönetmeni etkiledi.
Çok zeki bir çocuk olan Welles, küçük yaşta yazarlıktaki yeteneğini ortaya koydu. Çocukluk yıllarında Shakespeare okudu ve okuluna devam ederken kendi piyeslerini sahneledi, başrolleri üstlendi.
Hepimiz filmlerde, kliplerde vs görüyoruz bu aleti.
Hatta bazı vidyo programlarının da simgesi olarak kullanılıyor, size her yerde filmi, sinemayı çağrıştırıyor.

Bu siyah tahta şey aslında Türkçe adı Çekim Tahtası İngilizce adı Clapperboard olan, görüntüleri senkronize etmeye yarayan, ek olarak görüntüler arası karışıklık olmaması aracılığıyla çekilen görüntü dizisinin hangi bölümünün, kaçıncı çekimi olduğu gibi bilgileri üzerinde taşıyan bir nesnedir. Ekstra bilgi olarak, tarih, yönetmen, yapım adı gibi bilgiler de üzerinde yer alabilir.

Senaryo üzerinde yaklaşık 9 yıldır çalışan
Ömer Uğur filmin yönetmenliğinide üstleniyor.
Mehmet Ali Alabora, Sibel Kekilli, Savaş Dinçel, Altan Erkekli
gibi başarılı oyuncular filmde rol alıyor.
12 Eylül dönemini anlatan ' Eve Dönüş ' adlı sinema filmi için
6 ayrı afiş hazırlanmış ve sitede halk oylaması başlatılmış.
10 Ekimde sonuçlanacak olan bu anketten en fazla oy alan
afiş filmin tanıtımında kullanılacak.Benim oyum konu tanıtımı için eklediğim bu afiştir.
uzun süredir üzerinde çalıştığımız bi projeyi nihayet hayata geçirdik. sitenin bi sürü eksiği var, ama yine de durumu size çıtlatayım dedim!

Pilli network içerisinde daha önce Bildirgec’te bir kaç girdiye rastlamıştım konu başlığımız olan dizi Lost ile ilgili. Hafif’te hiç adı geçmemiş. Bunca site, bunca forum bu dizi ile ilgili uçup giderken Hafif’in nesi eksik diye yazayım dedim bu fenomeni. Ben pek dizi seyretmem, her bölümü değişik konu olan, her bölümde bir başı ve sonu olan bazı dizilere rastladıkça bakarım bazen. Csi Miami, Becker gibi örneğin. Ancak birinci bölümünden bir konuya başlayıp dizinin yayın hayatı boyunca aynı konunun girişmesi-gelişmesi-sonuçması üzerine kurulu dizileri seyredecek bir cins hayatım yok açıkçası. Her Çarşamba saat 21:00’da evde olunacak, yemek bitmiş olacak, çay demlenecek, bana göre değil yani. Ayrıca zaten Türk dizilerinin bünyeme dokunması durumu da var. Yani dizi kim ben kim bir hayatım var denilebilirdi, geçen yıla kadar!