
Akşam sekiz civarında savcılık kanalıyla otopsisi yapılmak üzere hastaneye bir vakanın intikal edildiğini öğrendim. Nöbetçi adli hekim bendim ve bu hastanede sadece üç aydır görev yapmama rağmen çok sayıda otopsi yapmıştım. Çoğu kurşunlanma vakasıydı ve savcı daima bizden vücuttaki mermi çekirdeklerini isterdi.
Yukarı otopsi salonuna çıktım. Cesedin grafileri elime tutuşturuldu. Filmleri inceledim. İkisi batın boşluğunda, ikisi sol omuzda ve biri sol kasık bölgesinde olmak üzere toplam beş mermi çekirdeği tespit ettim. Hemen yardımcı personelle otopsi prosedürüne başladık. Üç boşluk olarak tarif edilen beyin boşluğunu, göğüs boşluğunu ve batın boşluğunu açtık. Kalp, beyin, akciğer gibi organları uygun şekilde kesip inceledikten sonra kullandığımız rutin cümlelerle kayıtlarını tuttuk. Bu arada sol omuzdaki ve batındaki kurşunları çıkarmıştık. Sıra kasık bölgesindeki mermi çekirdeğine gelmişti. Fakat saatler süren uğraşıma rağmen kasıktaki kurşunu bulamadım.




Grubun amacı PKK yanlısı sitelere karşı durma. Kendi içlerinde bir nevî sanal savaş olarak adlandırıyorlar. Şimdiye kadar da bir çok eylemi gerçekleştirdiler. Bu konuda bayağı iddialı oldukları yaptıkları işlerle ortada.
Website veya mail hacklemenin kânunen suç olmasına rağmen, bu kişilere yaptıkları işlerden dolayı olsa gerek. Belki göz yumuluyor, belki izin veriliyor. Burada da bir site de okuduğum bu yazıya hak veriyorum. Bu yazıda doğrulunu bu olayla gösteriyor.
Kendilerini daha yakından ve yaptıkları eylemleri daha çabuk görme amacıyla, websitelerine üye oldum. Dolasıyla sürekli mailler geliyor. Yeni bir mail de, üyelerine yaptıklarıyla alakalı bir Televizyon dizisi çekileceği haberlerini veriyorlar. Merakla beklemedeyim. Tutulur mu tartışılır. Bence tutulur.Aynı mail ile gelen haberde hafta sonu bir gazete de röportajları yayınlanacakmış. Anlaşılan Bayağı iddiaalı olarak isimlerinden söz ettirmeyi amaçlıyorlar.
Bu yazı bu gruba destek veya köstek olmak amaçlı yazılmamıştır.
Think tank: Düşünce tankı, düşünce kuruluşu. Stratejik araştırmalar yapan sivil toplum örgütü (STK).
Türkiye’de mantar misali çoğalan yerli think tank’lardan belli başlılarına bir göz atalım:
ASAM (Avrasya Stratejik Araştırmalar Merkezi) http://www.asam.org.tr Türkiye’nin en önemli düşünce kuruluşu olarak geçiyor. Ümit Özdağ (2006'da MHP'ye başkan adayı olmak isteyip partiden ihraç edildi) Avrasya Bir Vakfının desteği ile 2001'de ASAM’ı kurup başkan oluyor, 2004'te ayrılıyor. Sonraki başkanı büyükelçi (e) Gündüz Aktan. Şimdiki başkanı ise büyükelçi (e) Faruk Loğoğlu. Kuruluştaki tanıdık isimler : Yönetim kurulu başkanı ve görevden alınan Terörle Mücadele Özel Temsilcisi orgeneral (e) Edip Başer, büyükelçi (e) İnal Batu, büyükelçi (e) Nüzhet Kandemir, AKP’li Mehmet Dülger, petrol mühendisi ve enerji politikaları uzmanı Necdet Pamir, stratejist Ercan Çitlioğlu, Sevin Elekdağ

insan öldürmek her ne kadar ontolojik kökenimizde olsa da o kadar kolay değildir. bunu dave grossman araştırmış: öldürme söz konusu olunca insanlar henüz seks yapmamış ergenler gibi sürekli konuşurlar. olan biten herşeyi öğrenirler, bütün mekanizmayı anlarlar ama kimseyi öldürmemişlerdir. cephede çevrenizde kurşunlar uçuşurken duygularınız altüst olur. filmlerdeki gibi değildir. filmler de herşey siyah beyazdır savaş siyah beyaz değildir bir çok gri ton vardır. bunu anlamak için tarihe bakmak yeterlidir, II. dünya savaşında askerlerin yalnızca yüzde 15-20si düşmana ateş etti, I. dünya savaşı ve içsavaşta da durum benzerdi çok farklı değildi. II. dünya savaşı sırasında pilotlar da durum çok benzer, bir çok pilot bir tane bile düşman uçağına ateş etmedi havadayken. kore'de düşmana ateş etme oranı yüzde 55e çıktı. vietnam'da bu oran yüzde 95. oranların artışı yanıltıcı olmasın çünkü bu ateşlerin çoğu düşmanı öldürmek üzere yapılmadı. savaşlardaki ölümlerin çoğu bomba ve benzeri silahlarla gelen toplu ölümler. kurşunla ölüm oranı vietnamda çok çarpıcı: 52 bin kurşuna karşılık 1 ölü!

Madem çıkış noktası Derrida, e 11 Eylül de direkt Amerika bağlantılı, panelde konuşacak isimler de taa Amerika'lardan kalkıp sırf bu panel için İstanbul'a teşrif eden Prof. Dr. Len Lawlor ve Prof. Dr. Michael Naas. Michael Naas Derrida'nın beş kitabını İngilizceye çevirmiş, Amerika akademyasında Derrida dedi mi akla gelen ilk isimlerden biri. Len Lawlor da keza, Derrida uzmanı. Naas direkt 11 Eylül ve felsefe üzerine konuşacak, Lawlor da insanın insana ve diğer canlılara ettikleri, küreselleşen dünyada ötekine karşı sorumluluk, ötekine uygulanan şiddet vb konuları üzerine. Panelin moderatörü Zeynep Direk. Beyoğlu YKKS 1. katta (galatasaray lisesinin yanındaki koca bina) Sermet Çifter Salonu'nda saat 19:00'da başlayacak panelden önce, saat 17:00'de Derrida adlı film gösterilecekmiş (Türkçe altyazılı).

İzmirli Thomas diye nitelendirdiği, ismi Thomas Sherak olarak anılan bu kişinin Türk vatandaşı olduğunu İzmir doğumlu ama Türkçe bilmediğini ana dilinin Arapça olduğunu ekleyerek yazısına devam ediyor.
Electronic Privacy Information yani kısaca EPIC olarak biliniyorlar. Bu arkadaşlar Amerikanın çeşitli terör eylemleri sonucunda uygulmaya başladığı haberleşmeyi izleme işine karşı direniş gösteriyorlar. FBI'ın uygulamaya yeni koyduğu Carnivore adlı izleme sistemini mahkeme kararı çıkartarak kamuoyunun bilgisine sunulmasını sağlamışlar. Oldukça organize çalışıyorlar. Çeşitli event ler organize ediyorlar, kitap lar piyasaya sürüyorlar.Çeşitli oluşumlara destek veriyorlar..Söylemesi benden..
TSK'den Unutulan Fotoğraflar: terör fotoğrafları.
Yazar güzel ipuçları yakalamış. terör var, terör var...