Son birkaç yıldır gündemden hiç düşmeyen Cumhurbaşkanlığı seçimlerini kaosa çevirmeyi başardık. Bu konuda kimlerin haklı kimlerin haksız olduğu konusu sürekli tartışıldığı için tekrar aynı şeyleri yazacak değilim.
Ancak yazılı bir anayasamız olmasına rağmen sanki her bir maddesi sonradan inceleniyor ve uygulanmak isteniyormuş gibi önce birtakım işler yapılıyor sonra anayasa maddeleri ortaya çıkıyor.
Üstelik bizim Anayasa kitabımı unutulacak bir kitap da değil. kitabın başına bir iş gelir diye birde her türlü ayrıntıya sahip sitesini yapmış büyüklerimiz. Bu da yetmezmiş gibi Cumhurbaşkanlığı seçimi konusunu da ayrı ayrı anlatmışlar.
Bizimle aynı dönemde dünyanın değişik yörelerinde da başkanlık seçimleri yapılıyor ve dünya milletleri başkanlarını seçiyor. Fransız Milleti

Bir şekilde bu karışıklığa sebep olanlar da , sebebi olunmasına imkan verenlerde amaçlarına ulaştı.Erken seçim kararı alındı. Şimdi herkes milletin bağrına dönmenin telaşı içerisine düştü.
Kimi siyasi oluşumlarımız da halkımızın çağrısını üstüne alınarak birleşmelere yöneldiler . Cumhuriyet Mitingleri hem sağın hem solun kulağını çekmiş gibi gözüküyordu. Oysa Sol un Yoldaşları Cumhuriyet Halkçı Parti(CHP) ve (DSP)Demokratik Sol Parti nin tabanlarından yükselen çabalar Deniz Baykal ve Zeki Sezer in koltuk sevdası

Sağda ise (DYP)Doğru Yol Partisi Genel Başkanı Mehmet Ağar ve Anavatan Partisi (ANAP)Genel Başkanı Erkan Mumcu tabanın isteğine tam cevap vererek Demokrat Parti çatısı altında birleşme kararı aldılar.

Ancak henüz nihai birleşme sonuçlanmadan kriz dedikoduları başladı. Sanırım Sağda da koltuk sevdası ağır basmaya başladı yeniden. Halkın verdiği ikaz ve coşku her iki tarafa da yeterli olmamış gibi gözüküyor.
Bu siyasilerin kulağını çekmek için bilmem daha ne yapmalı ?
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.