bilgilendirici bir yazı, dıs siyaset nasıl yapılır heralde bunu ogrenmenin en iyi adresi: cengiz candar okumak
Bundan 15 yıl önce.. 1993 yılında.. Demirel Hükümeti’nin Ermenistan politikası konusunda verilen gensoru sırasında Refah Partisi adına Abdullah Gül söz alıyor... Bakınız zabıtlara göre, neler söylüyor:
“Hükümet, bu politikasıyla, geleceğimizi gerçekten ipotek altına almıştır ve öyle ipotek altına almıştır ki, Ermenistan Cumhurbaşkanı Cumhurbaşkanının cenaze merasimine katılma cesaretini göstermiştir.
HALİL ORHAN ERGÜDER (İstanbul) Beynelmilel protokol o..
ABDULLAH GÜL (Devamla) ...Sizin nasıl bir uzlaşmacı olduğunuzu, Türkiye’nin menfaatleri söz konusu olduğunda, sizin şahin gibi davranmayacağınızı bildiği için, yüzünüzün ne kadar yumuşak olduğunu bildiği için cesaret bulmuş ve Türkiye’ye gelmiştir.
Siz bana bir ülke gösterin ki, kardeşleriniz savaş halinde olacak, kardeşleriniz katledilecek ve onlar katledilirken, ‘Bunun müsebbibi Türkiye’dir’ diye demeçler verecek; o kardeşlerimiz katledilirken, ‘Avrupa’nın haritaları bellidir, yerine oturmuştur; fakat Ortadoğu’nun, Asya’nın haritaları nihai şeklini almamıştır’ diye açıklamalar yapacak; Kars’ın, Ermenistan toprağı olduğunu iddia edecek, bütün bunlardan sonra o adam Türkiye’ye gelecek ve siz de elini sıkacaksınız!..”
Evet.. Sayın Gül 15 yıl önce Ermenistan’dan Cumhurbaşkanı’nın değil maç, cenaze için bile Türkiye’ye gelmesini eleştirmiş... Arada değişen bir şey olmadı... Şimdi onun elini sıkmaya Ermenistan’a gidiyor...Bundan 15 yıl önce.. 1993 yılında.. Demirel Hükümeti’nin Ermenistan politikası konusunda verilen gensoru sırasında Refah Partisi adına Abdullah Gül söz alıyor... Bakınız zabıtlara göre, neler söylüyor:
“Hükümet, bu politikasıyla, geleceğimizi gerçekten ipotek altına almıştır ve öyle ipotek altına almıştır ki, Ermenistan Cumhurbaşkanı Cumhurbaşkanının cenaze merasimine katılma cesaretini göstermiştir.
HALİL ORHAN ERGÜDER (İstanbul) Beynelmilel protokol o..
ABDULLAH GÜL (Devamla) ...Sizin nasıl bir uzlaşmacı olduğunuzu, Türkiye’nin menfaatleri söz konusu olduğunda, sizin şahin gibi davranmayacağınızı bildiği için, yüzünüzün ne kadar yumuşak olduğunu bildiği için cesaret bulmuş ve Türkiye’ye gelmiştir.
Siz bana bir ülke gösterin ki, kardeşleriniz savaş halinde olacak, kardeşleriniz katledilecek ve onlar katledilirken, ‘Bunun müsebbibi Türkiye’dir’ diye demeçler verecek; o kardeşlerimiz katledilirken, ‘Avrupa’nın haritaları bellidir, yerine oturmuştur; fakat Ortadoğu’nun, Asya’nın haritaları nihai şeklini almamıştır’ diye açıklamalar yapacak; Kars’ın, Ermenistan toprağı olduğunu iddia edecek, bütün bunlardan sonra o adam Türkiye’ye gelecek ve siz de elini sıkacaksınız!..”
Evet.. Sayın Gül 15 yıl önce Ermenistan’dan Cumhurbaşkanı’nın değil maç, cenaze için bile Türkiye’ye gelmesini eleştirmiş... Arada değişen bir şey olmadı... Şimdi onun elini sıkmaya Ermenistan’a gidiyor...
hey yavrum hey o sözlerin üzerinden çok sular geçti. rte'nin dediği gibi "dik bir ülke olucaz ama dik gitmiyecez"
-
bu ne demek?
-
sahibinin kapısını bekleyen bir köpekten ne farkı var bu durumun?
-
ntv'de izledim. gül'ün gelişiyle ilgili haber yapacağını söyleyen ermenistan'daki gazeteci konuşurken arkasında ermenistan'ın hayali haritası duruyordu...
-
bu yancı patronlar locasına hiç değinmiyorum...
-
bu yazıya yapılan yorum bence bu yazıdan çok daha önemli..
Ermenistan ülkesinin geleceğini, gideceği yeri ve oraya nasıl gideceğini 1990 yılında kabul ettiği bağımsızlık bildirgesi ve 2005 yılında kabul ettiği Anayasında dosta düşmana açıkca bildirmiştir. Bu bağlamda ve belgelere göre 1) Ermenistan Cumhuriyeti T.C.ni ve T.C.nin bu günkü sınırlarını tanımamaktadır -Bakınız 1990 Ermenistan bağımsızlık bildirgesi giriş bölümü 2) Ermenistan Cumhuriyeti sözde soykırım iddiasından bu iddia dünyaca tanına dek hiç bir zaman vaz geçmeyecektir -Bakınız 1990 Ermenistan bağımsızlık bildirgesi madde 11 3) Ermenistan Cumhuriyeti yukarıda yazılanlara bağlılığını 2005 yılında yaptığı yeni anayasasında Ermenistan bağımsızlık bildirgesine yazılan herşeyin tekrar kabul edilip Ermeni halkınca desteklendiğini bildirmesi ile kararlılığını bir kez daha dosta düşmana göstermiştir. Bu unsurlar ilgili belgelerde duruken ve her yeri geldiğinde Ermenistan tarafından yinelenir ve hatırlatılırken T.C.deki etkili ve yetkili kişi ve kurumların bunları yokmuş varsayarak Kardeşlik, Barış, Dosluk, İyi Niyet, Ermenistanla Ön Koşulsuz Görüşmeler gibi gerçekle bağdaşmayan düşünce ve dilekte bulunmalarını anlamak benim için Ermenistan koşullarını açıkca bağımsızlık bildirsi ve Anayasında belirtmekteyken gerçekten güç. Evet, T.C. Cumhurbaşkanı Ermenistana gitsin, Ermenistanla iyi ilişkilerimiz olsun, ticaretimiz olsun, -kardeş, dost- olalım ama bunlar adaletli ve gerçekçi bir temelde, verdiğimiz aldığımıza en azından eşit olduğu, geleceğe kuşkusuzca ve güvenle bakabileceğimizi blierten somut kanıtlar tarafımıza verildiği zaman ve sürece.Mehmet Yakut - tüm yorumları
ulan bıktım artık su yasakcı, her seyi dusman goren zihniyetten,
ermenilerde de var bunlardan, kıbrıs rumlarında da ve biz turklerde de ,
Allah sizi bildigi gibi yapsın, bırakın artık bizi, ermenilerin rumların ve turklerin kardes oldugu,sorunları barıscı yollarla cozmeye calısan uc ulke istiyorum. gecmiste milletlerin yaptıgı hatalar unutulmalı, biz hata yapmadık mı?? gecmise takılı kalırsak bir adım bile ilerliyemeyiz, ne mutlu insanım diyene
avrasya tv de kendine uluslar iliskiler uzmanı denen biri cıkmıs, iste rusya nasıl gurculeri dovdu diyor, bir de gulerek soyluyor, yanındaki de gulerek tepki veriyor, adamlar rusların saldırmasından cok zevk almıslar, keyifli keyifli anlatıyorlar, biz de aynısını ırakın kuzeyinde yapalım diyorlar:
Allahım bunlarda hic insaniyet yok mu? bunlarla aynı ulkenin vatandası olmaktan utanıyorum, bir suru masum insanın oldugu bir savası ballandıra ballandıra anlatıyor, iyi ki rusya saldırdı diyor, el insaf be kardesim, sende insaniyet yok mu, olen masumlara saygı yok mu?
bizde aynısını baskalarına yapalım diyor bir de.
iyi ki ulkeyi bunlar yonetmiyor,
iste temel mesele bu, bazılarına gore kendi devletinin cıkarı icin masum insanlar olebilir, hic onemli degil onlar icin,
sanırım aramızda ki zihniyet farkı buradan kaynaklanıyor
yıldırım yavaş gaza geldin gene.
-
gürcistan da bizden en son toprak talep eden ülkedir :) ayrıca dipnot olarak bunu kenara yazalım.
-
gürcülerin amerikan gazıyla arada bizide çekerek yaptığı salaklık neticesinde ruslar gerçekten ayar vermiştir.
-
senden aynı hassasiyeti ermenistanın azerbaycana yaptıkları konusunda da bekliyorum ayrıca.
-
işinize gelince nerde bu insanlık deyip ezilen insan propagandası yapmayı nede güzel biliyorsunuz...
-
kardeşlik, barış, iyi ilişkiler bunlar güzel şeyler özellikle kapı komşusu olan ülkeler için bunlar çok önemlidir ama bunlar tek taraflı ve birilerinin güdümünde olmaz...
gürcistan da bizden en son toprak talep eden ülkedir :) ayrıca dipnot olarak bunu kenara yazalım.
al iste aklın nerede kalmıs:) suan boyle bir sey yok, suanki cumhurbaskanları toprak butunlugumuze saygılı, ama sunu unutma artvinde ozellikle guclu gurcu akrabalıgı vardır, yani artvin yarı gurcu sayılır,
ermenistanın yaptıgını onaylayan yok zaten, ama cozum barıscı yolardan gecer, ama ne yazık ki oradada senin zihniyet egemen oldugu icin bunlar oldu,sen nasıl musula goz koyduysan, aynı mesele,
ama yavas yavas senin zihniyet zayıflıyor her yerde
ne tesadüf ben de seninle aynı ülke vatandaşı olmaktan utanıyorum. sanırım bu sayede birileri amacına ulaşıyor ama yok pardon böyle düşürsem yasakçı zihniyet olur yo yo böyle düşünmemeliyim.
insanların okuduklarını anlamaması kadar doğal birşey yoktur, o yüzden kutsal kitap ta bile yazar "Oku, Allah' ın emriyle oku!" bizim yüzyıllardır yaptığımız şey, anlamadan önyargıyla okumak. O yüzden photonnn dayanamamış ve içindekileri boşaltmış, iyidir hoştur boşaltsın.
Derdim şu, ziyareti gerçekleştirecek kişi deneme yanılma yöntemiyle ve geçmişi itibariyle çelişkilerle dolu bir insandır. Hakkında deliller, davalar vardır, ardında şahsı gibi deliler de vardır. Benim şahısla problemim var, bu lafları zikreden biri şimdi kalkıp gidiyorsa bir elin maşasıdır bunlar diyorum, birine hoş görünmedir. Yoksa, o maçı izlemeye T.C adına ben de giderim. Ama birinin götünü yalamak için gitmem...
Ben diğer büyük devletler gibi güç kullanalım demiyorum, yaptırım gücü sahibi olalım diyorum. Adamların kabul ettiği yasa belli yahu. Eğer hala bu konuda adamlar diretiyorsa, bu bizimkilerin dış politika olarak maşa özelliğinden öteye gidemeyişinden geliyor anlatabildim mi? Her bahse varım, o maçta bir protokol krizi çıkacak, hatta medya bunu bir kesim abartacak bir kesim müsamahayla karşılayacak durumu Ermeniler' in aymazlığına yoracak. Kısacası Abdullah Gül, Akp ve medyası bu işi eline yüzüne bulaştırır... gülünç tarafı şu, maç bitecek herşey normale dönecek satılmış medya siyasi havadan bir anda başka birşeye dönecek bu artık tayyip erdoğan' ın yeni 3 çocuk demeci mi olur yoksa ben fındık üreticisinin daniskasıyım mı olur bilinmez. İyi uykular Türkiye...
yıldırım çok cahilsin bunuda birilerini etiketlemeye çalışarak kapatmaya çalışıyorsun.
-
her söylemin karşı tarafı bir biçime sokup işte sen busun demekten öteye gitmiyor.
-
sen nasıl musula goz koyduysan, aynı mesele,
ama yavas yavas senin zihniyet zayıflıyor her yerde
benim musul'da kerkük'te gözüm yok. ama orada da yapılan kürtçülük ve arapçılığa karşıyım. bir yerlerin birileri tarafından siyasi olarak ileride kullanma amaçlı değiştirilmesine yönlendirilmesine karşıyım.
-
türkiye niye gürcistan gibi ermenistan gibi sağdan soldan toprak talep etmiyor.
-
ege adalarını, ırak'ı hatta yunanistandan toprak talep edebilir. ama yapmıyoruz biz ne gürcistan gibiyiz nede ermenistan. pekala daha önce kaybettiğimiz topraklardan hak talep edebiliriz de...
-
partilerimiz manifestolarında şurayı burayı türk topraklarına ekleyeceğiz diye vaatlerde bulunabilir.
-
ermenistan böyle bir ülke.
-
bunlar yüzünden elbette gürcü halkın hepsi yada ermenilerin hepsi suçlanamaz.
buddhala,
ben yorumumda abdullah gulden bahsetmedim,yorumum geneldi,
aslında arada zinniyet farkı var, bana gore ulkenin cıkarıyla insanlıgın cıkarı aynıdır, dusmanlıklarla bir yere varılmaz,
mesela biri derki sen bize sunu yaptın, oburu de sana derki sen de sunu yaptın ama, ve bu tartısmanın sonu gelmez:)
herkes bilirki eskiden bazı sehirlerimizin yuzde 70 i ermeniydi, biz bunları katlettik, bu katlin bir kısmı eskiyalarla, bir kısmı da askerler eliyle oldu. eger siz onların yaptıklarından bahsederseniz, onlarda bunlardan bahseder:) ve hicbir zaman barıs olmaz,
lutfen fikirlerinizi olustururken insaniyet uzerine olusturun,
suana kadar komsularımızla hep kavgalı olmamızın sebebi sizin zihniyettir, cocuk gibi kavga ediyorsunuz, biraz olgunlasın artık,
yok su bana soyle yaptı, eee o zaman karsı tarafta sana aynı uslupla cevap verir, sonuc cozumsuzluk ve husumet,
Allah askına biraz ilerleyin artık
ilerlemenin de adabı vardır. Şu ana kadar komşularımızla kavgalı olmamızın sebebi yıllardır sürüp giden başarısız dış politikadır. Yıllardır garantörüz, yıllardır arabulucuyuz, yıllardır şuyuz buyuz, ne oldu? Al sana Kıbrıs Sorunu hala ayakları üstünde, al sana Azerbaycan Karabağ, al sana Ermeni Sorunu, al sana Musul-Kerkük sorunu... saysam bitmez be, pkk' yı saymadım bile... ilerlemekten bahseden zihniyete bak, bir ödün vererek olgunlaşmak vardır, bir de ödün vermeden olgunlaşmak vardır. Eğer Dışişleri bakanı Ali Babacan, yurtdışı gezisinde güvenlik aygıtından geçerek makamını ayaklar altına alıyorsa, bu olgunlaşmaya ne deneceğini sen bul?
"Ne Mutlu Türküm Diyene"
"Ne Mutlu Türküm Diyene"
"Ne Mutlu Türküm Diyene"
"Ne Mutlu Türküm Diyene"
"Ne Mutlu Türküm Diyene"
"Ne Mutlu Türküm Diyene"
"Ne Mutlu Türküm Diyene"
"Ne Mutlu Türküm Diyene"
"Ne Mutlu Türküm Diyene"
"Ne Mutlu Türküm Diyene"
babacan zaten anıtkabire giremeyen ahmedinecad olayına "pekte önemli değil" şeklinde cevaplar veren, avrupa'da ülkesi hakkında "müslümanlar dinlerini yaşayamıyor" diye şikayet eden biridir...
-
gerçi hepsi böyle biri diğerinden farklı değil işte.
-
adam gibi adamlar olur çıkar onlara güvenirsin ilişkiyse ilişki. kimse onlarla görüşmeyelim bunlarla görüşmeyelim demiyor..
-
herkes bilirki eskiden bazı sehirlerimizin yuzde 70 i ermeniydi, biz bunları katlettik, bu katlin bir kısmı eskiyalarla, bir kısmı da askerler eliyle oldu. eger siz onların yaptıklarından bahsederseniz, onlarda bunlardan bahseder:) ve hicbir zaman barıs olmaz,
ulkenin cıkarıyla insanlıgın cıkarı aynıdır
hadi ermenistana gidersin, görüşürsün filan da abd nin parmaklamasıyla, sokuşturmasıyla, öpüp ellemesiyle, öfelemesiyle bunun gerçekleştiğini herkes bildiği halde, abd sikiyle gerdeğe girenler de ne güzel dış politika dersi veriyormuş hey gidi..
agentforistanbul;
tatilden hoş geldin:))))))) ne mutlu Türküm diyerek geldin, umarım herşey gönlünce geçmiştir ve ülkemi senin kadar sevenlerin sayısı çoğunluktadır!
makaleci , sen kızını ermeniyle evlendirir misin?
ustelik kızın asık olsa,
agent evlendirmiyor da,
makaleci ben senin ırkcı oldugunu dusunmuyorum, ama bu sahıs bariz ırkcı, ermeniyle turk dost olamaz diyor, sen bu zihniyeti onaylıyor musun?
ayucuk benim ermenilerle bagım yok. turk agırlıklı ama kadın tarafından rum ve arnavutlarla bagım var. ama zaten saf turk diye bir sey var mıdır, anadolunun cogunlugunun turk olmadıgını dusunursen eskiden
foton,
agent öyle demek istemiyordur, sen bence onu biraz daha iyi anlamaya gayret et...
aşk-meşk işlerinde daha doğrusu beşeri herhangi bir meselede ayrım gözetilmez, bunu sanırım her vicdanlı kişi böyle algılar...
Sadece bazı konular vardır ki, onları atlamamak, unutmamak, bunlar yüzünden dikkatli olmak gerekebilir...
agentforistanbul DİYOR Kİ, (25 Ağustos 2008 20:48)
bu dünya da artık ne bir ermeni türkle ne bir türkle ermeni yanyana gelemez artık, kardeşlik dostluk masalları, gülüyorum sadece...
bekle makaleci daha bu yorumların devamı var, bu adam bariz ırkcı
makaleci,
heralde silmisler,
ama makaleci suan soruyorum kendisine, kendi kızını ermeniyle evlendirir mi? sen de sahitsin,
evet agent bu soruya cevap versin,
istersen sen bu soruyu ona ozelden sor,
makaleci bu adam bariz ırkcı
Ermeniler yaşadı büyük acıyı.
Anadolu'dan koparıldıklarında yaşadılar. 1915'de, 1916'da yaşadılar. Ve Anadolu hasreti hiç dinmedi içlerinde...
Türkler de yaşadı acıyı.
Balkanlar'dan, Kafkaslar'dan koparıldıklarında yaşadılar acıyı, Anadolu'da savaş zamanı yaşadılar acıyı...
Kürtler de yaşadı acıyı.
Dilleri, kimlikleri inkar edildiğinde, kendi topraklarında sürgün edildiklerinde yaşadılar acıyı.
Acıları mukayese etmiyorum.
Yanlış olur.
Acılar karşılaştırılmaz.
Hrant'ın sesi kulağımda:
"Gelin önce birbirimizin acılarına saygı gösterelim."
Hrant sessizce anlatıyor acısını:
"Atalarımın başına gelenleri biliyorum. Buna kiminiz 'katliam', kiminiz 'soykırım', kiminiz 'tehcir', kiminiz 'trajedi' diyorsunuz. Atalarım da Anadolu deyimiyle 'kıyım' derdi.
Bir devlet kendi yurttaşlarını, hem de savunmasızlarını, çoluk çocuk, kadın yaşlı demeden, kök saldığı ortamlardan söküp, bilinmez bitmez yollara salıyorsa, bunun sonucunda da bir halk büyük bir bölümüyle yok oluyorsa, bugün bizlerin bu durumu izah edecek kelimeleri tercih etme kıvranışımız, insan olma özelliğimizin hangi vasfıyla izah edilebilir?
'Buna soykırım mı desek, göç mü desek?' diye cambazlıklar yapacaksak, her ikisini de aynı ölçüde mahkum edemeyeceksek, soykırım yerine tehciri ya da tehcir yerine soykırımı tercih etmekle, insan oluşumuzla ilgili onurun hangi parçasını kurtarmış olacağız?"(*)
Hrant sessizce anlatıyor acısını:
"Atalarımın başına gelenleri biliyorum. Buna kiminiz 'katliam', kiminiz 'soykırım', kiminiz 'tehcir', kiminiz 'trajedi' diyorsunuz. Atalarım da Anadolu deyimiyle 'kıyım' derdi.
Bir devlet kendi yurttaşlarını, hem de savunmasızlarını, çoluk çocuk, kadın yaşlı demeden, kök saldığı ortamlardan söküp, bilinmez bitmez yollara salıyorsa, bunun sonucunda da bir halk büyük bir bölümüyle yok oluyorsa, bugün bizlerin bu durumu izah edecek kelimeleri tercih etme kıvranışımız, insan olma özelliğimizin hangi vasfıyla izah edilebilir?
'Buna soykırım mı desek, göç mü desek?' diye cambazlıklar yapacaksak, her ikisini de aynı ölçüde mahkum edemeyeceksek, soykırım yerine tehciri ya da tehcir yerine soykırımı tercih etmekle, insan oluşumuzla ilgili onurun hangi parçasını kurtarmış olacağız?"(*)
makaleci - yıldırım tiyatro mu oynuyorsunuz nedir?
-
aynı konuşmaları başka mimler altında da yazmışsınız.
-
sizde "linnux-hayalci" gibi aynı kişimisiniz yoksam?
-
yada anlaşıp yalaşıp sen bunu de bende bunu mu diyeyim diyorsunuz nedir durum?
anadolunun cogunlugunun turk olmadıgını dusunursen
Halklarin kardesliginden korkan ulusalcilara cumhurbaskaninin Ermenistan ziyareti kapak olsun.
Tum fasistlere ragmen yasasin halklarin kardesligi.
uykusuz kutup ayisi DİYOR Kİ, (06 Eylül 2008 18:41)
makaleci - yıldırım tiyatro mu oynuyorsunuz nedir?
-
aynı konuşmaları başka mimler altında da yazmışsınız.
-
sizde "linnux-hayalci" gibi aynı kişimisiniz yoksam?
-
yada anlaşıp yalaşıp sen bunu de bende bunu mu diyeyim diyorsunuz nedir durum?
ulan saf, simdi gercekten b.k a bastın:))
makaleci bu yorumuna nasıl cevap verir bilmiyorum,
ama benim bildigim makaleci akpye oy vermez, ve chp ye oy verir,
ulan senin bu saflıgın beni hasta etti,
ayucuk biraz ilerle artık:)))))))
siyaset nedir tez elden öğrenilsin ki, birileri çay kahve içerken birileri birbirinin boğazına sarılmasın.
ama benim bildigim makaleci akpye oy vermez, ve chp ye oy verir,
ben burada hiç bir zaman 2. bir rumuz almadım, bunu yapmayacağımda...
defalarca söylediğim gibi bu beyanımı yönetim önünde de söylediğimin farkındalığındayım, her türlü teknik ispata açığım,
bana bunlarla gelmeyiniz
ermeni sorununun çözümsüzlüğünden yana olan Amerika değil Rusyadır.Karabağ sorunu çözülürse Rusya çok iyi biliyorki Baküden Türkiyeye direk hat çekilebilir ... bu hat ister ticari olur ister gaz isterse petrol. Yüz sene geçti bir savaşın üzerinden ermeni mi kaldı Türkiye de, boş boş faşistlik sizinkisi.
"Ne Mutlu Türküm Diyene"
"Ne Mutlu Türküm Diyene"
"Ne Mutlu Türküm Diyene"
"Ne Mutlu Türküm Diyene"
"Ne Mutlu Türküm Diyene"
"Ne Mutlu Türküm Diyene"
"Ne Mutlu Türküm Diyene"
"Ne Mutlu Türküm Diyene"
"Ne Mutlu Türküm Diyene"
"Ne Mutlu Türküm Diyene"
ayucuk, bak son kez soyluyorum, ben hayatımda hicbir zaman hristiyan olmadım,
ben insanı baz alıyorum, ırkcılıga karsıyım,
makaleci, ben zaten bence demistim ama akpye oy vermedigine eminim, ama ayucukun seni ben sanması inanılır gibi degil, bu ırkcılar boyle iste , baska seyler akıllılarının onune geciyor,
sacmalamada sınır yok onlar icin,
ırkcı agnet is basında ona cevaben:
ne mutlu insanım diyene
ne mutlu insanım diyene
ne mutlu insanım diyene
ne mutlu insanım diyene
ne mutlu insanım diyene
ne mutlu insanım diyene
ne mutlu insanım diyene
ne mutlu insanım diyene
ne mutlu insanım diyene
Bizim Cesur Cumhurbaşkanımız
PERİHAN MAĞDEN
09/09/2008
Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül; çok cesur, çok hakikatli/hakikatçi bir hareket yaptı.
Gitti Ermenistan’a, Ermenistan Cumhurbaşkanı Sarkisyan’la yan yana futbol maçımızı izledi.
Böylece futbol da (kedi kedi oldu olalı) iyi bir şeye
vesile olmuş oldu.
Ama bu iyiliğe, bu güzelliğe, barışa dair bu cesarete
vesile olan Abdullah Gül’dür: bizim cumhurbaşkanımızdır. Benim cumhurbaşkanımdır.
Abdullah Gül’ün cumhurbaşkanlığını nasıl cansiperane savunduğum aklıma düştükçe-
Bir kez dahi beni/bizleri düş kırıklığına uğratmadı Abdullah Gül. Bir tek falsosu dahi olmadı.
Çankaya’nın kapılarını değişik renklere/seslere açmaktan beis duymadı.
Oranın ‘Devletin Kokozlar Kulübü’ sıfatından kurtulup yalnızca takım arkadaşlarının ya da her devrin cumhurbaşkanının demirbaşlarının mütemadiyen
ağırlandığı 1 Değersizler/Ne Dediği Belirsizler Korosu’nun müsamere salonu durumundan kurtulması için cidden mücadele verdi.
Üstelik çağırdığı/değer verip çağırdığı isimler arasından DAHİ kendisine ne nankörlükler, ne densizlikler, ne şımarıklıklar sergilendiği/sergilenebildiği halde.
Cumhurbaşkanımız sabrının, tevekkülünün, saygısının, insani değerlere hürmetinin ne kadar hakiki ve hakikatli olduğunu gösterme kaygısından vazgeçmedi.
İyi bir insan Gül. Benim için en mühim yanı- bu.
İyi insanlığından taviz vermedi. Zira Hakiki İyiler, iyiliklerinden taviz vermezler. Veremezler.
Kalktı işte Ermenistan’a gitti. Bir futbol maçına.
Bir futbol maçıyla, önyargılarla kilitlenmiş bir kapıyı açtı. Açmış oldu.
Helal olsun Cumhurbaşkanımız’a!
“Cesur olmak gerekiyor” dedi. “Bütün dünyada bir maç davetini kabule bile cesareti yok denecekti” dedi.
Kalktı, gitti.
Türkiye, kabul edin ya da etmeyin: Resmi Tarih’in sesi/borazanı olun: tabii ki etmeyin, Ermeni Meselesi yüzünden dünyaya sistematik olarak rezil olan bir ülkedir.
Türkiye, ‘sözde soykırım’ gibi dünyada eşi benzeri olmayan bir lafebeliğini dünyaya armağan etmiş
bir ülkedir. Ya da yutturmaya/dayamaya çabalayan bir Kurnazlık Başeseridir.
Her ‘sözde soykırım’ ucubeliğini duyduğumda, aklıma Latif Demirci’nin bir çizimi düşer. Bir meyhane.
Levhasında ‘Sözde Agop’un Yeri’ yazılı.
Sözde: ne? Özde: ne? İnsanlar hakiki olduğu sürece.
Birtakım cahil denyolar Resmi Tarih’in dayadığı/yazıktırdığı zırvaları okuyup/okumayıp başımıza Ermeni Uzmanı kesildiler.
Kesildiler ki “Bu işi tarihçilere bırakalım!” diye bağırsınlar. Bağırabilsinler.
Tamam: ben bu işi Taner Akçam ve Halil Berktay’a bırakıyorum. Siz Yusuf Halaçoğlu’na.
Bulgaristan Kapısı’nı geçince Halaçoğlu Tezleri’ni ipleyen yok; zira ‘sözde dayamalarla’ Hakiki Tarih çakışmıyor. Doğal olaraktan.
Bizim ARTIK ÖZÜR DİLEMEMİZ LAZIM Ermeniler’den. Canlarını ve mallarını aldığımız YETER.
Ermenistan’a ambargo utanmazlığına derhal son vermemiz, o küçük ve yoksul bırakılmış ülkenin, kendini toparlayıp bizleri affedebilmesi için seferber olmamız lazım.
Diaspora! Diaspora saplantısı! İrinleştirilen ısrarla.
Pek tabii ki haklıdırlar.
Böylesi bir Gerçeklikten Kopukluk, böylesi bir ısrarlı yalancılık/sahtecilik/suçu atma+yok etme kaygusu: her yaralı/yaralanmış insanda baş dönmesi+mide bulantısı yaratır. Yaratacaktır.
Ermenistan’la futbol maçı, 2 cumhurbaşkanının yan yana oturması bir ilk adım olsun.
Bu maçı, demokrasi kazanacak. Bu maçı, hakikat ve hakikatseverler kazanacak.
Deniz Baykal: CHP+MHP Çizgisi, onların akıl danesi emekli generaller, pardon emekli büyükelçiler arkadaşlarının kan davasını gütmek için iyice faşistleşirken, başkalarının kan davası gütmesinden büsbütün korkmaları lazım. Onlar Kan Davacı. Onlar inkârcı.
Hayır! tabii ki Kan Davası güdülmesin.
Ama, hakikatleri reddettiğiniz sürece yaraladıklarınızın yaralarına tuz basmış olursunuz.
‘Pansuman değil, kezzap!’ CHP+MHP Çizgisi’nin duruşu budur.
Hakikat sağaltır. Yalanlar, dolanlar kızdırır ve azdırır. Yaranın kabuğunu yeniden yeniden kaldırır.
Abdullah Gül olanca beyefendiliğiyle, devlet adamlığıyla, barışın/sağaltmanın öneminin bilinciyle, kalktı gitti Ermenistan’a.
Dünyanın sonu mu geldi?
Taçlandırdı bizi işte.
Ben Kemalist değilim. Hatta Fanatik Kemalistler’e olan yabancılaşmam/kızgınlığım/ kırgınlığım her manevralarında katlanıyor. Ama onlardan (ç)alıntılayıp Mustafa Kemal’in en mühim lafını ‘Yurtta sulh cihanda sulh’ diyeceksek eğer; onurumuz, gururumuz, efendiliğimiz ve olanca şahsiyetimizle barışın, antimilitarizmin, kardeşliğin, samimiyetin yanında duracaksak, durabileceksek-
Buna bir yerlerden başlamamız lazım.
Cumhurbaşkanımızla ne kadar iftihar etsek azdır bu onurlu ilk adımı attığı, atabildiği için.
Ben şahsen, Abdullah Gül cumhurbaşkanımız olduğu için onur duydum. Duyuyorum
Ben gurur duymuyorum...
Gündüz ezdiler, gece yaktılar...

her millette senin zihniyetinde insanlar var, ve senin zihniyetindeki insanlar yuzunde milletler kaynasamıyor, senin zihniyetindekileri toplayıp marsa gondermek lazım, orada yiyin birbirinizi, ne halt ederseniz edin, oldurun birbirinizi, hakaret edin,ustunluk taslayın birbirinize, ama bu dunyadan uzak durun
ah makaleci sırf karsı tarafı vuracagım diye ırkcı birine sahip cıkman enteresan
ben hayatımda hicbir zaman hristiyan olmadım,
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.