Şirketleri geçtik de
kişilerin değerlerinin bile
sadece bilançolardan oluşmaya başladığı dünyamızda
hâlâ umudum var insanlıktan...
Ama "dostumuzun yüz karası,
düşmanımızın maskarası" olmamak için kazanacağız seni.
Cahiliye adetleri gibi
sabah tapıp öğle de yemeyeceğiz seni...
Ömer'in helvadan tanrıları kadar da olamayacak saltanatın
kalplerimizde...
Ve varlık içinde yüzüp de
kimseye bir kuruş faydası olmayan mülk toplayıcısı zavallılar da...
Bankalarda kabaran hesaplarını
amel defterine taşıyamadılarsa ne yazık....
Musalla taşına fakir konan o zenginlerin
vay zavallılığına...
Vay fukaralığına...
Sırf fakir diye birlerini hor görür de,
Zengine el pençe durup da fukaraya aslan kesilirsek,
Ne dersiniz haketmez miyiz o anda suratımızın ortasına bir okka tükürüğü?..
sonuna kadar hakederiz arkadaşım!
çok güzel yazmışsın.
paraya esir olmaya direnmek yorucu, olanları görmek üzücü...
haklısın dostum...
yoksulluk korkusuyla ömrü servet peşinde harcıyanda gördüm fakirliğin özünü
Sagopa Kajmer\bir pesimistin gözyaşları
ya şöyle bir parantez acayim bir iktisatçi olarak
belirli oranda bir sermayeyi yönetmek için yine nakite ihtiyaç duyarsiniz,o nakti temin için yeniden iş yapmali didinmelisiniz ve rakam büyüdkçe ihtiyaçta büyür ve sonunuda kendinizi unutursunuz ,başkalaşirsiniz vs vs.
Yorumlarınız, görüşleriniz ve ziyaretleriniz için saygılarımı sunuyorum tüm hafif ziyaretçilerine efendim...
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.