Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan 10marifet.org'da: "basit örgülerle gelen şıklık"

Ön Sayfa yazıları gösteriliyor. (Çok tutulanları ya da tüm yazıları göster)

tuttum
10

TÜRKİYE ÖZGÜRLEŞEBİLİR Mİ?

Bu başlık altında bir yazı yazmak istiyorsanız, ilk özgürlüğün kabul gören tanımını ortaya koymalısınız.

GENEL TÜRKÇE SÖZLÜKTE “ÖZGÜRLÜK”;
"1. Herhangi bir kısıtlamaya, zorlamaya bağlı olmaksızın düşünme veya davranma, herhangi bir şarta bağlı olmama durumu, serbestî.
2. Her türlü dış etkiden bağımsız olarak insanın kendi iradesine, kendi düşüncesine dayanarak karar vermesi durumu, hürriyet."

TÜRKİYE; bayrağı, dili ve toprak bütünlüğüyle bir CUMHURİYETTİR. Bu ne demektir? Bağımsız bir toprak parçası üzerinde bağımsızlığını ilan etmiş insan topluluğu.

Bağımsızlığını yani özgürlüğünü belgelerle ortaya koymuş bir ülkeye ve onun içinde yaşayan vatandaşına “TÜRKİYE ÖZGÜRLEŞEBİLİR Mİ?” sorulduğunda cevaplar şimdiye kadar yazdığım yazıdan çok farklı bir noktaya götürmektedir beni.

Cevaplar ne diye merak ediyorsanız?
% 10 KEŞKElerle başlamıştır cümlesine.
% 40 İMKANSIZ demiştir kesin yargılarla.
% 50 ÖZGÜRLÜĞÜN ne olduğunu bile unutmuştur.
Bir kişi alabildiğince özgürken ikinci bir kişiyle yaşayacak olması özgürlüğünün bir kısmının elinden alınması demektir. 70 milyonla yaşayacak olması özgürlüğünün sadece bir kısmının kalmasıyla eş değerdir. 70 milyon insanla birlikte yaşayıp özgür olacağına inanıyorsan mucizelere de inanmalısın. Milyonlarca insanın seninle aynı düşünmesi mucizeden başka hiçbir sözcükle açıklanamaz. İnsanoğlunun büyük bir kısmı mucizelere inanmadığı için sokaklarda özgürlük adına çırılçıplak insanlar görmemek için Cumhuriyet olgusunu yaratmıştır. Bu sayede aynı olmasa da aynı tarz düşünen insanları bir arada birleştirip özgürlük sınırlarını genişletecektir.

\

Nitekim düşünülenler gerçeklikle örtüşmemiştir. İnsanoğlunun yaratılışından günümüze özgürlük sadece bir olguyla doğru orantılıdır yani GÜÇ. Kölelik, sömürgecilik birer birer isimlerini kaybetseler de rejimlerini kaybetmemişlerdir.

Günün 10 saati çalışmanız sadece size ait olmayan başınızı sokabileceğiniz bir yer ve karın tokluğu sağlıyorsa; tiyatroya, sinemaya, bir plajda kumlara uzanmaya gidemiyorsanız, bunun adı geçmişte olduğu gibi kölelikten başka bir şey değildir. Gücü eline alamamış bir Cumhuriyet sistemi istemese de köle yetiştirmek zorundadır çünkü o da bir köledir. Doğal gazını, petrolünü, ilacını, teknolojisini ve rejim stratejisini kölesi olduğu Cumhuriyetlerden almaktadır. Bu her yönden boyun eğdiğiniz anlamına gelir. Hakkını aramak, direnmek hatta düşünmek öğretilmemiştir. Lise öğretiminizi tamamladığınızda gereksiz bilgi yığınıyla depolanmış olacaksınız ama beyin öğrenmeye harcadığınız zamandan çok daha kısa bir sürede bunları kendinden tahliye edecektir.

\

Hayatınızda gerekli olan ve alanınızda faydalı olabilecek hiçbir şey öğrenmemişsinizdir. Daha kötüsü öğrenirken ne, neden, niçin, soruları sormanıza fırsat bile tanınmadan bilmeniz gerekecektir ezber yoluyla dayatılan tüm bilgileri. Yaratıcı olmanın yakınından bile geçemeyeceksiniz. Bu boğucu sistem karmaşasında hayatınızın en önemli sınavına gireceksiniz ve üniversite olsunda ne olursa olsun deyip sevmediğiniz bir bölüme yerleşeceksiniz. Mezun olduğunuzda bir sınav daha ve bir iş kapısından girene kadar bu böyle devam edecek. Bu sıkıntılardan sonra bir işe girmek size dünyanın en önemli sınavından geçmiş olduğunuz hissini doğuracak. Sinema, tiyatro, plaj, sergiler, iyi bir restoranda yemek yemenin hayal olduğu bünyenize çoktan aşılanmış olacak. Artık işiniz bırakın özgürlüğün kelime anlamını anlamayı, hayat savaşında ayakta kalmaktır gayeniz. Evinize geldiğinizde özgür olmayanların hazırlamış olduğu 3. sınıf TV programlarıyla karşılaşacaksınız. Düşündürmektense mankenlerin selülitlerine odaklı göz boyamalarla tüketilecek zamanınız. Haber izlemek istediğinizde dış güçlerin oyunlarıyla birbirlerinden düşünce olarak koparılmış kardeşlerin kendilerine bile ait olmayan düşünceler için nasıl da her yola girebileceklerini izleyeceksiniz. İleri solcu, aşırı dinci, ateist, Kemalist v.b. Zam üstüne zam dinleyeceksiniz peşi sıra ve düşüneceksiniz cebinizdeki üç kuruş parayla nasıl geçineceğinizi. Sonra soracaklar size bu ülke özgürleşebilir mi? De get işine kardeşim diyecek ben ekmeğimin derdindeyim.

Evet köle olduğunu bilmeyen köleler yaratılmıştır. Özgürlük ise hiç gelmeyen sonraki bahara kaldı. Ama özgürlüğün bahsi bile geçmesi ne güzel.


70 ahkam var

Ahkâmlar

peki; bu %10, %40, %50 araştırmasını kim yapmış?
bu soru kaç kişiye sorulmuş?

doğru sözün üstüne ne denir? tebrikler, çok güzel bir yazı... yo bir yazı değil, bir tablo... bir resim...

bence yanlış bir noktadan bağlamışsın. cumhuriyet veya demokrasi, özgürlük demek değildir aksine sınırlar demektir. içiçe geçen halkalar durumu işte anlatmayayım uzun uzun. herkes biliyor. ben özgürlüğe özgürlük demem yollarda çırılçıplak koşamayacaksam.

bizi çekemeyenler anten taktırsın

bak onu yapabilirsin bizim ülkemizde sadece örtünenlere sınır vardır. soyunanlara degil

İnançlarımı elletmem. Varsın yalan olsun. Sana ne... O na ne... Kime ne... Onlardan ne zaman vazgeçeceğimi kendim bilirim.

sen bi soyun bakalım gebze yolunda görürsün sınırlarını memleketimin.

bizi çekemeyenler anten taktırsın

soyunmakyı ilel çırılçıplak anlamında kastetmedigimi anlamış olmanı umuyorum. Gebze yolunu anlamam devlet ses çıkarmaz en azından

İnançlarımı elletmem. Varsın yalan olsun. Sana ne... O na ne... Kime ne... Onlardan ne zaman vazgeçeceğimi kendim bilirim.

ben de senin ilkelliği kayıp olarak anlamadığını umuyorum. malesef devlet görevlilerimiz bu konuda biraz sertler, mertler, erkekler.
"Yossahtır bocım ört memelerini" diyen yada kolkola yürüyen çiftleri kovalayan hatta kolsuz kıyafetle dolaşan genç kızlara rrrrospuu diye etiketi yapıştıran güzide devlet görevlilerimiz mevcut. Hepsinin başına efes antik kentindeki keranenin taşları kadar taş düşsün.

bizi çekemeyenler anten taktırsın
\
İnançlarımı elletmem. Varsın yalan olsun. Sana ne... O na ne... Kime ne... Onlardan ne zaman vazgeçeceğimi kendim bilirim.

Amaçsız, başarısız bir yazı, konu cumhuriyet mi, özgürlük mü belli değil. Türkiye'yi irdelerken cumuriyetin yerildiği mi övüldüğ mü ... konu kopuk kopuk. Yoksa cumhuriyetten başka bir özlem duyulan bir rejim mi var belli değil.

Cumhuriyet sistemi istemese de köle yetiştirmek zorundadır çünkü o da bir köledir.
birbirlerinden düşünce olarak koparılmış kardeşlerin kendilerine bile ait olmayan düşünceler için nasıl da her yola girebileceklerini izleyeceksiniz. İleri solcu, aşırı dinci, ateist, Kemalist v.b.

ne anlatmak istediği bile belli değil. Düşünceler kime aittir, düşünce özgürlüğü nerelerde var belirtilde de öğrensek bari... Başka cumhuriyetler de var dünyada görebilseydik yazıda.

yazıya uygun ben de değişik cümleler kurdum galiba. neyse.

Başarı tatlıdır ama genellikle ter kokar. (B. Franklin)

Teacher07 kardeşime; "öğretmen" kelimesi yerine "teacher"'ı kullanman senin sömürüldüğünün açık bir göstergesi. Okuduğunu anlamak konusunda sıkıntılar olduğunu görmemek için kör olmak gerekir. Başlık türkiye özgürleşebilir mi? Bu başlığın altında türkiye bir cumhuriyet değil mi? İçinde özgürlük kelimesi geçmiyor mu? Burada bahsettiğim cumhuriyet kavramı türkiyede hüküm sürenidir ve köle bir cumhuriyet köle yetiştirmek zorundadır demişim. Bunu anlaman için sana bir dekoder takacak değilim. Şimdi senin anlayışı kıt olduğunu düşündüğümde bunu tüm öğretmenlere hitaben söylediğimi mi düşüneceksin? Ama çok görmemek gerekli, zaten anlatmaya çalıştığım da senin gibi insanların ortaya çıkışı :)

yusuf_gms

aktifparanoya, yaşın daha çok küçük kardeşim. sen de olgunlaşırsın merak etme. Benim anlama özürümden çok anlatma özürüne bak sen kendinin. Doğruyu bulamazsın sonra. Koyduğun "cumhuriyet" linki genel bir cumhuriyeti mi anlatıyor, yoksa Türkiye cumhuriyeti'ni mi?

Özgürlükten anladıklarını bir incele. yan gelip yatma bir özgürlükse onu hiç bir yerde
bulamazsın. Buradan Türkiye'de herşey güzeldir, Türkiye özgürdür dediğimi çıkarma sakın. Ben senin konuyu karmakarışık verdiğin üzerinde durdum. Sivri dille , karşıdakini aşağılyarak da bir yere varabileceğini sanıyorsan yine yanılırsın.
fikirlerini iyi niyetle, açıklarsan , kırıcı olmazsan başarırsın. burası sanal, sen daha çok kırılabileceğini aklından çıkarma. kolay gelsin.

Başarı tatlıdır ama genellikle ter kokar. (B. Franklin)

bu de şuna takılıyorum, öğretmen demiş teacher demiş ne olmuş, dinini mi değiştirmiş, bu gün okullarda ingilizce derslerimiz var, uluslararası şirketlerimiz var, özgürlükten bahseder ''teacher' kelimesine takılır, ne küçük pencereler bunlar..

Hey Johnny, indir doni..
johny donunu mu indirdi şimdi..

Beanbastic..http://www.vidivodo.com/32582/mr-beanbastic

Türkçe ye özenti bir şekilde ingilizce kelimeler koymaya karşıyım ama teacher lafın sana degil sakın yanlış anlama asla.

lafım konuşurken cümlelerine ingilizce kelimeler koyanlara ya da klavyede türkçe kelime yazarken bike k yerine q v yerine w kullananlara. Onlar konuşurken araya abi, lan , vay be gibi kelimeler kullanıyorlarmı ki biz kullanalım.

belki aktifparanoya onu demek istemiştir.

İnançlarımı elletmem. Varsın yalan olsun. Sana ne... O na ne... Kime ne... Onlardan ne zaman vazgeçeceğimi kendim bilirim.

Kaldı ki dinini değiştirmek te herkes özgürdür kimse karışamaz ama Atatürk Atatürk diye orda burda sahtekarca kıçını yırtıp gercek vatanseverleri sömüren ve Atamızın en önem verdiği şeylerin başında gelen Türk dilinin içine yeah, okey, yes, darling, fuck, baby vs. gibi kelimeleri koyup bunu evde, işte, okulda kullanan kişilere özgürlük tanınmamalı. Diline, dinine sahip çıkmayan hiçbiryerine çıkamaz. Teacherinde böyle düşündüğüne eminim.

İnançlarımı elletmem. Varsın yalan olsun. Sana ne... O na ne... Kime ne... Onlardan ne zaman vazgeçeceğimi kendim bilirim.

nazokiraze , Herkesin bir rumuzu var, ben ondan gocunmuyorum zaten. rumuzları incelersek neler çıkar ortaya bilmek de istemem. Belirttiğin üzere, diline sahip çıkamayan uluslar, hiçbir şeye sahip çıkamazlar. Yazılarımda da gerekli titizliği göstermeye çelışıyorum. Rumuzuma takanlara sadece gülüyorum.

Başarı tatlıdır ama genellikle ter kokar. (B. Franklin)

Evet senin böyle düşündüğünden eminim yazılarında da çok dikkatlisin

İnançlarımı elletmem. Varsın yalan olsun. Sana ne... O na ne... Kime ne... Onlardan ne zaman vazgeçeceğimi kendim bilirim.

elcevap: tabiiki hayır.

modern sistem 2 büyük, yüzlerce küçük savaş ve 10milyonlarca insanın, sayısı bilinmeyen ölçüde hayvan ve bitkinin kanını döktükten sonra bütün dünyayı ve tabiiki türkiyeyide anca bu kadar özgürleştirebilmiş. bundan daha fazla özgürlük istemek demek nükleer, kimyasal, biyolojik ve bilmediğimiz daha nice silahla tekrar haşır neşir olmaktan geçtiği içün modern kölelerin daha fazla özgürlük istemesi ağustosta istanbulda kırmızı kar yağması gibi bişi. hele hele caaanım türkiyam gibi kendine has yönetim şekli, laikliği, demokraaasisi, "eğitim warriors" gibi cins cins gariplikleri bulunan memleketlerde gönüllü köleler bırak özgürlük istemeyi sisteme göbeğini nasıl daha çok bağlayabilir, onun hesabında. haa, arada zorla köle olduğunu hissedip vicdani reddini ortaya koymup özgürlüğünü isteyen gafiller çıkabiliyo lakin devletimiz sağolsun, polisiyle, askeriyle, hapishane gardiyanıyla, düz memuruyla, kısaca elbirliğiyle kafası karışmış kişileri doğru yola getiriyorlar.

varlığım kemalist efendilerin varlığı ve bekası içün feda olsun, hatta hediye paketi haline getirip öle takdim ediyim, 1 anlamı olsun:)

bu imza anayasa mahkemesi kararıyla yasaklanmıştır.

Yorumlarınızı okudum ve takma isimlere yabancı kelimelerin girmesinin çok sıradan kabul görmesi şimdiki Türkçe’mizin bozulmasındaki ana sebeplerden biridir. Bu naçizane fikrim. Bir zaman sonra hoşça kal, Allah'a emanet ol ifadelerinin yerini byee kelimesinin alması içten bile değil. Buna günümüzde bile sıkça rastlamaktayız. Konunun buraya gelmesi Kölesi olduğumuz Cumhuriyetlerin bize bazı şeyleri nasıl aşılamış olduğudur. Burada bahsettiğim Türkiye’mizdeki Cumhuriyet olgusudur. Bir öğretmenimiz bu yazıdan bunu anlayabilecek kıvamda olmasını beklerdim belli ki kızmışlığımın sivri dilimin sebebi budur. Cumhuriyete karşı değilim ama şuan ki cumhuriyet yapısını körü körüne kabullenmişte değilim. Nasıl da her şeyden vazgeçirilmişliğimizin derdindeyim ama konular nerelere çekilmek isteniyor. Konunun içinden bir cümle nasıl da cımbızla çıkarılıp başka noktalara getiriliyor. Ama haksız da değilsiniz TV’lerde, gazetelerde en yaygın haber sunumu bu. Yazımda aslında hepsinden bahsediliyordu ama anlatmak için bir ansiklopedi yazılması gerekildiğini bilmiyordum. Evet bunu yaşıma vermek gerekir, belki bende zamanla ördüklerimi görmemeye başlar ve sıradan bir vatandaş kimliğini benimserim.

yusuf_gms
birbirlerinden düşünce olarak koparılmış kardeşlerin kendilerine bile ait olmayan düşünceler için nasıl da her yola girebileceklerini izleyeceksiniz. İleri solcu, aşırı dinci, ateist, Kemalist v.b.

Öğretmenimize anlamadığı cümleyi açma ihtiyacı duydum. Bir konuşmacı halka karşı “kardeşlerim” dediğinde, konuşmacının hitap ettiği kitleyle aynı ana babadan gelmediğini bildiğine eminim. Burada ki kardeş kavramı da bundan farklı değildir. Ne de olsa atalarımız, dedelerimiz bu millet için canlarını ortaya koymuştur. Bu bakımdan kardeş görülmemiz hiçte yadırganacak bir durum değildir. Şimdi senin ve benim kardeş görünmemiz yadırganmadığına göre bu başlıklar altında “İleri solcu, aşırı dinci, ateist, Kemalist” gibi düşünceler ile bölünmüşlüğümüzü ve bu uğurda neler yaptığımızı anlatmaya çalışmıştım. Atatürk’ü sevmek ve onun gibi düşünmek için Kemalist kavramına sığınmama gerek yok. Dini yaşamam için bağnazlığa sığınmama. Solcu olmak için dini yok saymama gerek olmadığı gibi. Ama bizi bir şekilde kutuplaştırmaya çalışıyorlar. Birbirimizle uğraştığımız zaman diliminde onlar Ay’a çıkıyor bilimde ilerliyor biz ise yerimizde sayıyoruz. Ne yapmalıyım bir cümleyi yazarken 5 yaşındaki bir çocuğa anlatır gibi mi anlatmalıyım? Ve umarım bu açıklamayı yapmadan da anlatmak istediğimi anlayanlar çıkmıştır. Tek tesellim bu…
yusuf_gms

Sıkmayın canınızı,herkes anlamak istedigi gibi anlar,ayrıca özünde,özgürlük büyük bir sorumluluktur,dikkatinizi çekerim.

özgürlük insanların haklarını ihlal etmedikçe güzeldir. Misal travestilerin rahatça bayan gibi çalışabilmesi, başörtüsü sorununun kalkması, okulda tek tip kıyafetin kalkması bana göre gerekli şeylerdir.

Ancak özgürlük diye cadde ortasına zıçmaya, sokakta çırılçıplaga yakın dolaşmaya, bölücü propaganda yapmaya kalkarsan şaplagı yersin.

Gerekli özgürlük sınırsız degil

İnançlarımı elletmem. Varsın yalan olsun. Sana ne... O na ne... Kime ne... Onlardan ne zaman vazgeçeceğimi kendim bilirim.

İşte bu yüzden Türkiye özgürleşemez,daha degil,biz hala sınırlarımızı çizemedik zira batıya olan hayranlığımız magazinel boyutta,ilmini irfanını baz almadan,sadece,absürt,deger ve yargılarımıza ters düşen yaşam modellerini alıp ülkemize uyarlamaya çalışırsak bu gün bunları konuşuyor oluruz.Egitim şart,şart,özgürlük bizim ülkeye XXL ,uymaz,ısrarla uydurursak,ohoo daha çok başımızı vururuz duvardan ,duvara.

yazıya ve hiçbir yoruma katılmıyorum diyebilmektir her halde özgürlük,KATILMIYORUM....
Türkiye cumhuriyeti özgürdür ve daha da özgürleşecektir....

buklet, " ve bitmesin... "

yanlızca yazıya klatılmayanlara katılıyorum....

buklet, " ve bitmesin... "

deealıma katılıyorum sadece abuk subuklukta batıya yaklaştık ilim bilim hak getire

İnançlarımı elletmem. Varsın yalan olsun. Sana ne... O na ne... Kime ne... Onlardan ne zaman vazgeçeceğimi kendim bilirim.

Buklet bu ülkede konuşma özgürküğü bile yok sen ne özgürlüğünden bahsediyorsun ve yazıya katılmayanlara katılıyorum demişsin :) Burda senden başta bu ülkenin özgür olduğunu düşünen var mı?

yusuf_gms

Yavrum ya sen ,bu ülkeye sanaldanda degil,uzaydan katılıyosun,yada ,bana arkadaşlarım,iyimserliğimden dolayı polyyana derler ben musade edersen sana ,buklet degilde polyyanna diye hitap edeyim:D

"Ey öz - gür - lük .... Sen nelere kadirsin. Bak gördün mü yine eser yok senden. E duy be artık çığlığımızı. Çık saklandığın yerden." diye arasak bulur muyuz?

dünyanın en güzel kızı...abartısız

özgürlük mü? türkiye mi? devlet olgusunun var olduğu, gücün dengeli bir şekilde dağılmadığı bütün toplumlarda (bakınız: ulus devletler) özgürlükten söz edilemez. Sokakta çıplak dolaşmak 'suç'tur, devlet politikasının aleyhine konuşmak 'suç'tur, ama tecavüz etmek kabul edilebilir, savaşta askerlerin birbirlerini öldürmesi kabul edilebilir! Başkasının özgürlüğünün başladığı yeri kim belirler? Modern dünyada yaşayan kimse özgür olamaz, bunu yalnızca Türkiye bağlamına indirmek sizin de ne kadar 'özgür' düşündüğünüzü gösteriyor maalesef. Ayrıca kişilerin özgürlükleriyle devletlerin özgürlükleri tamamen farklı kavramlardır ve hatta bazen birbirlerinin zıttı olabilirler. Devletler özgürleşmek (yani diğer devletlerin etkisinden kurtulabilmek) için kendi bireylerinin özgürlüklerini elinden alabilir (savaş vb.)... Siz yazıda bu iki kavramı birbirine karıştırmışsınız.

ironik blog freedom is just another word for nothing left to lose..

Bireysel geliştikçe özgürlükten bahsetmek anlamsız, Toplumsal gelişme lazım, bu da çok zor..Refah ve eğitim seviyesi çok inişli çıkışlı bir toplumuz..

Beanbastic..http://www.vidivodo.com/32582/mr-beanbastic

İnişli çıkışlı derken;
ben hep inişe denk geliyorum çıkışın yolunu bilen var mı?

yusuf_gms

nebilim, dağıtılan kömürden al, oyunu ver, daha da özgürleş..artık iniş çıkış herkese veriliyor..

Beanbastic..http://www.vidivodo.com/32582/mr-beanbastic

Pibek, sen ne karşılığında satıyorsun oyunu? %47 hakkında böyle hükümde bulunabiliyorsan, bu kadar insana "kömür fahişesi" isnadında bulunabiliyorsan, bu soruyu kendine de sormuş olmalısın. % 20'likler neye karşılık oyunu sattı, %14çüler, %5çiler?

___________________ Copyleft 2009 © __________________ _________________ A n t h r o S p h e r e __________________ _____________ █ ▌▌▌▌▌█ ▌▌█▌▌▌▌▌▌█▌▌▌█▌ __________________

Benim oyum satılık değil..Kafasını çarşafa koyup özgürlükten bahsedilen, din devlet karman çorman olmuş, imamlar tarafından yönetilen bir ülkeye, geçici olarak kapsam dışıyım..Oy zamanı gideceğim..

Beanbastic..http://www.vidivodo.com/32582/mr-beanbastic

İmam olan kim Pibek? (başbakana imam hatipli vurgusu yapmak istiyorsun sanırım) Din devlet ilişkisi ne zaman karman çorman oldu? Zaten Türkiye hiçbir zaman laik oldu mu? Dini ve dinin fetvalarını verdiren bir kurumu kurduran Cumhuriyet, 30'lardaki Dersim ayaklaklanması sonrası bir de mezhepçi tavır takınan kurucu irade, belli bir ırk, belli bir din ve belli bir mezhebe ait olan devlet hiçbir zaman laik olamadı ki Pibek. Biz neyin ne olduğunu bilmiyoruz hala.

Sahi, Hollanda'da diyanet işleri başkanlığı diye bir kurumları var mı Pibek?

___________________ Copyleft 2009 © __________________ _________________ A n t h r o S p h e r e __________________ _____________ █ ▌▌▌▌▌█ ▌▌█▌▌▌▌▌▌█▌▌▌█▌ __________________
\
Atatürk ve İslamın sömürüsüne hayır!

özgürlük deyince böyle artistiği var böyle silalısı var böyle cepten olanı var böyle şarkılısı var. var oğlu var seç beğen al.

bizi çekemeyenler anten taktırsın

Özgürlük adına ötüm çeşitleri

Beanbastic..http://www.vidivodo.com/32582/mr-beanbastic

Türk Halkının en az % 60 ı kendini para için sandıkta satar.en az.
Zaten hayatın her alanında satmıyor mu ?

one..CaO

konuşma özgürlüğü yok ise biz nasıl konuşuyoruz...

buklet, " ve bitmesin... "

pillibebekkuyuda, kuş adına duygulandım. İnsanlara hoş gelen o ses, belkide binbir çeşit özlem çığlıklarıdır. Bilmem oraya kapatanlara belkide küfür mü nedir? Dayanamam hayvanların daracık alanlara sıkıştırılmalarına. Gerçi insanlar da kocaman dünyada daracık alanlara sıkıştırılmış değil mi acaba?

Başarı tatlıdır ama genellikle ter kokar. (B. Franklin)

Küfür değil bence içten gelen çığlıktır Tea cım, bu kadar güzel küfür edilir mi hiç..

Beanbastic..http://www.vidivodo.com/32582/mr-beanbastic

Güzel güzel küfürler de vardır belki...:))

Başarı tatlıdır ama genellikle ter kokar. (B. Franklin)

oy satmak kişilikle alakalı bir mevzu,
oyunu satanlar var diye, özgürlüğümüzüde mi satalım... ya arkadaşlar özgür bir ülkede yaşamıyor olsaydık, bu kadar özgür konuşabilirmiydiniz? Özgür olacağız diye soyunmak mı gerekir? Başka birey olarak soyunmayı özgürlük olarak düşünmeyen kişilere saygısızlık mı yapmamız gerekir...
özgürlük göreceli olup toplum içinde yaşıyor isek
kendi özgürlüğümüz kadar başkalarının da özgürlüğünü düşününüz...

buklet, " ve bitmesin... "

bu arada Teacher07, yüreğine sağlık,
tam anlamıyla yorumların bu yazının aslında ne kadar gelişi güzel yazıldığının göstergesidir....
yazının sahibinin aslında daha yapıcı olduğuna inanıyorum fakat bu yazıda toparlayamamış..
benim düşüncem kimse katılmak zorunda değil...

buklet, " ve bitmesin... "
buklet DİYOR Kİ,
ya arkadaşlar özgür bir ülkede yaşamıyor olsaydık, bu kadar özgür konuşabilirmiydiniz?

gözaltında işkenceyle öldürülenlerin, 1 mayısta kafasına tekme yiyenlerin, okuluna iş yerine afiş astığı için mesleğinden olanların, patronuna yalakalık yapmayınca yükselemeyenlerin, kıyafetini seçemeyenlerin, yaşam biçimini seçemeyenlerin daha baskı üstüne baskının olduğu caanım ülkemde malesef o kadar da özgür değiliz. toplum içinde yaşamak mecburiyet ve bize sorumluluklar yüklüyor anladık ama bunun giyinip soyunmayla ne ilgisi var buraya bağlamak çözüm olabilir mi? özgür düşünüp birbirine hak verebilme anlayışının tabana yayılması benim kişisel beklentim ya da en azından bu yönde bir çaba en üstten en alta herhangi bir noktada göze çarptığı zaman özgürlük bahis konusu olabilir. özgürlük malesef şu sıralar güzel bir rüya. uzun da süreceğini sanmıyorum.

bizi çekemeyenler anten taktırsın

özgürüm öğleyse varım diyemicem:))
Lafla peynir gemisi yürümüyor konuşmak ayrı konuştuklarını uygulamak ayrı...
Uygulamada sıkıntı varsa engellerle karşılaşıyorsan özgür değilsin dir o zaman...
Şu soyunmaya neden bu kadar takıldınız anlamadım ki özgür olduğunu kanıtlamak için soyunmuşsa kendince özgürdür...Ama toplumca özgürlük değil ya delilik yada ahlaklı bir davranış değildir yaptığı.Anlatılmak istenenin bu kısımla (çırılçıplak)sınırlı olduğuna inanmıyorum geçin bu kısmı...özgürlük adına yapılmış bir tepkidir soyunmak sadece...

söylenecek söz çook belki ama...anlayacak kişi yooook...

iki gözümsün.(-:

ji bir nakim.!

Buklet; bu ülkede evrensel olguları bile anlatmak ve kabul ettirmek o kadar zorken, benim özgürlük adına yazdığım bu yazının anlaşılmaması da o kadr normal. Ne de olsa bu ülkede baş örtülü öğrenciler okullara bile alınmamakta. Bunun sebebi ne olursa olsun özgürlüğün kısıtlanmasıdır. Ama buna karşı çıkanlar açık olanlara bir baskı olacağını düşünüyorlarmış. Ne kadar gülünç değil mi? Açık olanlar kapalı olanlara baskı oluşturmuyor mu gerçeği göz ardı edilemez o zaman. Çift taraflı düşünmediğimiz sürece özgürlük adına konuşmamamız gerekiyor. Bir müslüman olarak ben sinagog, kilise gibi yerlerin açılmasına da karşı değilim herkes dinini düşüncesini özgürce yaymalı. Kimin neyi sececeğine bırakalım kişinin kendisi karar versin.

yusuf_gms

haklısın arkadaşım, gerçekten haklısın, çift taraflı düşünmek gerekir...
ben (senin yazına istinaden yazmadım,zaten) özgürlük adına o kadar bana manasız gelen yazılar okudum ve seyrettim ki (özellikle mustafa filminden sonra tv'de vs. yerlerde gelişi güzel konuşmalarda dinledim) buna bir tepki idi...

buklet, " ve bitmesin... "

Bizim ülkemiz insanının hangi yorumunda mantık araya bilirsin ki... Mustafa belgeselini daha izleme fırsatı bulamasam da yapılan yorumların ne kadar gereksiz ve laçka olduğunu görebiliyorum. Atatürk yalnız gösterilmiş. Aslında bu şekilde gösterilmişse başarılı olduğunu düşünüyorum çünkü bütün dahiler kalabalıklar içinde bile yalnızdır. Gördüklerini kimse görmez, düşündüklerinin sadece bir kısmı anlaşılır. Bu zihniyet sigara ve içki içmesine takmış durumda. Bu insan bir ilah değil, butta değil. Kötü alışkanlıkları olması bizim kadar normal. Keşke herkes görevini hakkıyla yerine getirse de, yanında içkisini ben hediye etsem. Ne Atatürk'ü kusursuz olarak görüp onu putlaştırıyorum ne de hatası olduğunu düşündüğüm konular yüzünden yapmış olduğu başarıları göz ardı ediyorum.

yusuf_gms

harfiyen katılıyorum....

buklet, " ve bitmesin... "

dahi olabilmek bu dur işte !hala haklarında söylenilecek sözlerin olması...

katılıyorum öğleyse özgürüm:))

söylenecek söz çook belki ama...anlayacak kişi yooook...

Karanlık aydınlıktan, yalan gerçekten kaçar.Güneş yalnızda olsa,etrafa ışık saçar.üzülme dogruların kaderidir yalnızlık,kargalar sürü ile,KARTALLAR yalnız uçar. . Herkes kalabalıgın içindeki yalnızlıgı göremez,gönül gözünüzle bi bakın hele.

ve bitmesin özgür düşünceler....

buklet, " ve bitmesin... "

zor olmayan bir durum artık. türkiye de özgürlük diyince benim aklıma ilk gelen yakın zamanda elif safak'ın 301 denen saçmalıktan yargılanır olmasıydı. ancak yeni gelişmeler, demokrasi için umudumu artırdı. seviyeli tartışma için teşekkürler.

Kusura bakilmasin ama, bu yazi her yonu ile 'dam ustunde saksagan' turu bir sey..

Tuh, bende basliga bakip ciddi bir sey sanmistim..

Ap; bana biraz ciddi şeylerden bahsetsene. Sosislinin üstündeki ketçap yoğunluğundan mı bahsedeceksin yoksa? Tipik bir abim yaklaşımı.

yusuf_gms

Kusura bakma ama Aktifparanoya kardesim

Bir kişi alabildiğince özgürken ikinci bir kişiyle yaşayacak olması özgürlüğünün bir kısmının elinden alınması demektir. 70 milyonla yaşayacak olması özgürlüğünün sadece bir kısmının kalmasıyla eş değerdir. 70 milyon insanla birlikte yaşayıp özgür olacağına inanıyorsan mucizelere de inanmalısın. Milyonlarca insanın seninle aynı düşünmesi mucizeden başka hiçbir sözcükle açıklanamaz.

diyerek, sosislinin uzerindeki ketcap eksikligini ve bu eksikligin yasamamiz uzerindeki etkisini ve onemini acik,secik ve net olarak belirtmissin yazinda sen zaten.
Dolayisi ile benim bahsetmeme gerek var mi?

Ne yani? Ozgur olmabilmek icin, birlikte yasadigin insanlarin seninle ayni seyi mi dusunmesi lazim?

Çoğunlukla aynı şeyi düşünmek zorundasın ve bu kesinlikle doğru.

yusuf_gms

kesinlikle katılıyorum.
Çünkü; herşeyde bir düşünmek zorundasın ...tek başına yaşamıyorsun düzen böyle işlemiyor... Kendi düşüncelerinde özgür olabilirsin ama uygulamada özgür düşüncelerin işe yaramaz ki zorluklarla karşılaşacaksın sadece düşünmüş olacaksın düşünmekte özgürsün düşünebiliyorsan varsın ama özgürüm diyemezsin

söylenecek söz çook belki ama...anlayacak kişi yooook...

Bende kesinlikle katılıyorum.Bilmek,özgürlüğü kısıtlar,der bir düşünür,ya siz buna ne diyeceksiniz?

Ne diyeyim? Kavramlar karışmış; görünen budur efendim.

Özgürlük - Kurallar - Toplum - Düzen - Uzlaşı - Çözüm kelimelerini kullanarak anlamlı bir cümle yapınız dendiğinde ortaya değişik önermeler çıkmıştır. Tarihsel derinlik içerisinde bu önermeler evrimleşmiş, yer yer birleşmiş, yer yer ayrışmış lakin sonuç olarak demokrasi ile cumhuriyet iki kavram olarak öne çıkmış ve baskınlaşmıştır.

Peki ya özgürlük? Evrende hiç bir şey sınırsız değildir, dolayısıyla özgürlük de sınırsız olamaz, zira etkileşim kaçınılmazdır. O halde kavramın anlamlı hali, sınırların toplumun faydasını gözetmek üzere tanımlanması olmuştur. Lakin devlet bu noktada özgürlüğü kısıtlamak yerine toplumun geneline faydalı özgürlüğü garanti altına almak için sınırlar koyar. Yani bu sınırlama özgürlüğün kısıtlanması için değil, var olabilmesi için yapılır ve şarttır.

Şimdi gözüme çarpan şu: neden demokrasi ve cumhuriyet eşyaşar olmak durumda? Cevabı basittir: halk karar almada özgür kalırsa gider hata yapar. Yoksa neden anayasa hukuku profesörü olsun ki? Neden kendimizi tedavi ettirmek için doktora gidiyoruz, kendimiz yapalım? Bilgimiz yetersiz değil mi? E peki biz halk olarak devlet yönetmek gibi teknik bir bilgiye mutlak ihtiyaç duyulan bir noktada neden ahkamı bu radde rahat kesiyoruz? Neden birisi bir fiştek verdi mi hemencecik: "Efendim şimdi tabii ki o öyle bu böyle, olmamalı, yapılmamalı, vs..." diyebiliyoruz? Hangimiz bir siyasi partinin programını okuduk da oy verdik? Özgürlüğü garanti altına alan demokrasi değil cumhuriyettir (isteyen olursa bir sonraki yorumumda bu konuda teknik ayrıntı verebilirim). Bunu bilerek başlamamız gerekli.

Halk olarak, bizlerden daha akıllılar tarafından yönetilmediğimiz sürece onlar da katılırlar tartışmaya, ortalık işte böyle olur. Bakın artık her şeyi tartışır olduk işte. Ne güzel değil mi?

Türkiye özgürleşebilir mi bilemem, bütün küresel dinamikleri algılayabilmek gerekli. Ama şunu çok iyi biliyorum, kötü yönetiliyoruz (bunu dünyanın her yerinde duyabilirsiniz), çünkü kötüleri, biz, seçiyoruz (zira bu ülkede, biz, yaşıyoruz).

Şikayetten önce kendimizi geliştirelim. Kendimizi özgürleştirebilmek farkında olmak ve bilmekle olur. O zaman daha iyileri seçebilecek hatta daha iyisi olabilecek şansımız olacaktır.

PS. Bilgi özgürlüğü değil mutluluğu kısıtlar der bir başka düşünür.

Saygılarımla
mat

Sn.Nicoteen,yorumunuz harika,teknik bilgileride verirseniz,kendi adıma söylüyorum sevinirim.

Nicoteen. Öncelikle yorumun için teşekkür ederim. Aslında hiçte farklı düşünmüyoruz. Ben özgürlüğün tanımını açmak istedim, sen ise özgürlüğün sınırının nerede bitmesi gerektiğini anlattın ve ne kadar özgür olabileceğimizi çizdin. Ben gerekli adımları atamadığımız için nerede bitmesi gerektiğinden bahsetmedim çünkü o safhaya ulaşacağımız kanısında bile değilim. Bir adalat sistemine ve kurallarına bağlı olmalıyız ama bunun işleyişini de körü kürüne kabul etmemeliyiz. Anayasa mahkemesi ve birçok kuruluşumuz bırakın işini yapmayı artık adalete sekte vurmaya başladı. Üniversite rektörleri, eğitimden çok siyasetle ilgilenmekte. Bu memlekette kimse kendi işini yapmayıp, başkalarının işine el atmakta. Ordu şehitlerimizden çok türban ile içli dışlı olmakta. Bu koşullarda ne denli özgürlükten bahsedebiliriz.

yusuf_gms

Sayın arkadaşlar çok kısa teknik bilgileri aşağıda dikkatinize sunuyorum. Bu bilgiler tarafsız, teknik bilgilerdir. Lütfen bunlarda ideoloji aramayınız (en azından ben o şekilde yazmadım).

  • Devlet: Sınırlar içinde tek hakim güç. Kuralların koyucusu ve uygulatıcısı. Yaptırım erki var (ceza hukuku). Ceza kullanmaya (düzeni sağlama) ve ideolojisini yaratmaya (bayrak, ordu, millet), pekiştirmeye (özel günler, bayramlar) muhtaç. Vatandaşlarını kendine uygun biçimde biçimlendiren (eğitim), bu yönüyle özgürlüklerimize sekte vuran, bize kendi varlığı için ihtiyaç duyan ("Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Türkiye Halkı'na Türk Milleti denir") yapılanma.
  • Hükümet: Devletin erkini yürütme için kullanma yetkisine ve sorumluluğuna seçimlerle hak kazanan kamu görevlileri topluluğu.
  • Demokrasi: demos + kratos eski yunancada ilk kelime halk, ikinci kelime iktidar anlamına gelir. Yani halkın iktidarı demektir. Devlet gücünü, iktidarını ve söylemini (politikasını) halkın belirlemesi esasına dayanır.
  • Cumhuriyet: Ülkemizdeki anlamı, kelime arapçadan alınmış olsa da, res publica'dan gelmektedir. Eski latincede res publica, kamusal anlam (fark) demektir. Çok kabaca günümüzde kullandığımız anlamıyla "devlet" diyebiliriz. Demokrasinin üzerindeki tek güç, halktan üstün olan tek şeydir.

Şimdi izninizle yorumlarıma geçiyorum. Dünyanın her ülkesi devlet politikasına uygun olarak vatandaşlarını biçimlendirir ve otoritesini tartışmaz, doğruyu değil hakim fikrini öğretir. Zira doğru denilen şey ideolojiye göre değişir. Buna en net örnek aynı savaşın iki tarafı yunan ve türk eğitim sisteminin Kurtuluş Savaşımızı yorumlamasındaki farktır (her ne kadar o zamanlar yunanlar Atatürk'ü Nobel Barış Ödülü'ne aday gösterseler de :) Yine dünyanın hiçbir yerinde hiç bir devlet kendi söylemine aykırı insanları yetiştirmez. Siz hiç Amerika'da devletin komunizmi ya da eski Rus Bloğu'nda üniversitelerin kapitalizmi övdüğünü düşünebilir misiniz? Yani bu acı gerçekler normaldir. Kaldı ki aklı mantığı olan herkes bu durumu uygulanabilirlik adına haklı bulmuştur.

Demokrasi halkın kesin kararı ise referandum sonucunda 69.999.999 kişi nicoteen öldürülsün dediğinde infazımı gerçekleştirir, eğer burası cumhuriyetse ben dahi ölümüm için oy atsam da (halkın tümü) cumhuriyet: "Durunuz! Burada kişisel hak ve özgürlüklerin garantisi benim, ne düşündüğünüz önemsizdir, bu adamı oyla öldüremezsiniz!" der. Aradaki fark budur. Cumhuriyet benim özgürlüklerimi garanti altına alır. Bunun için cumhuriyet sınırları içerisinde kalan demokrasi en yaygın formüldür, en hakkaniyetlisidir. Demokrasi halkı, cumhuriyet hukuğu kullanır hatta dayatır.

Cumhuriyet bir de bazen, halkı için halkına rağmen koruma reflekslerine sahiptir. Bunlara şikayet edilen anayasa mahkemesi, TSK gibi tüm devlet kurumları da dahildir.

Şimdi siz tutup Genelkurmay'a ya da Anayasa Mahkemesi'ne, veya herhangi bir kamu kurumuna eleştiri getirdiğinizde teknik anlamda, çok özür diliyorum, saçmalıyorsunuz demektir. Zira yukarıda belirtildiği gibi sorumluluk, tekrarlıyorum "sorumluluk" hükümettedir. Eğer hükümet şikayet ediyorsa çok net söyleyebilirim ki kandırılıyorsunuz, zira kanun içerisindeyseler yetkileri vardır, orası sorunun değil çözümün yeridir. Kaldı ki bu makamlardaki kişiler hukuk çerçevesinde çizilmiş işlerini yaparlar. Yoksa dava hakkı zaten bakidir, bir dava ile kanunun çizdiği sınırlara vatandaş olarak çekme hakkımız vardır. Eğer kanunun emrettiği işi yaptığı için birisinden şikayetçiysek ya bizde hata var, ya da yanlış düşünüyoruz. Not: arkadaşlar bu paragraf içeriği de çok teknik ayrıntı içeriyor ama yazım zaten uzun oldu kısa tuttum. Ama şunu biliniz Anayasa Mah. yorum yapılabilecek bir mevki değildir. O sebeple kararları bağlayıcıdır, saf kanuna bakarak uyumsuzluk kararı verir. Zaten gerekçeli kararları ilgili anayasa maddesine göre açıklanır. O sebeple tartışılmaz.

Son husus
Çok yoğunlaşan bir söylem var son dönemde: askerden şikayet, polisten şikayet, mahkemeden şikayet, partilerden, DSİ'den, devletin tüm kurumlarından; ve de her pislik ortaya saçılıyor ısrarla. Her yerde yolsuzluk, yanlışlık...

Peki elimizde devletten başka neyimiz var? Bu ülkenin askerini istemiyorsak yerine ne koyacağız, peki ya polisinin, mahkemesinin yerine? Bunu lütfen düşününüz, bu reddin sonu başka bir ülkenin mandasını kabule gidecektir, başka yere değil. Lütfen bu son lakırdımı bir tartınız aklınızda. Bizim ısrarla devletimizden bu radde nefretimiz kimin işine yarar devletin mi, hükümetin mi, en önemlisi bizim işimize yarayacak mıdır?

Saygılarımla
mat

Zamanımı yedin zamanımı. Çalışan, kazanır. Beğenmiyorsa gider başka ülkeye istediği hayatı yaşar. Çalışan kazanır.

a.k.a Yosi

Tabiki bu nefret,hükümetin ve emperyalist güçlerin işine yarayacak,sn.nicoten,ama bahsettiğimiz güçler halkında işine yaramıyor,eee,nolacak,mal ve can güvenliğini teslim ettiğin emniyet teşkilatı,her türlü suç unsurlarıyla,flörtte,asker se,sam amcaya selam veriyor,eee,sorarım size ne olacak bu milletin hali,kime güveneceğiz,sizdeki teknik bilgiler bu gerçekleri silip,çözüm üretebilirmi?

Düzelecek, her şey düzelecek...Düzelmesi gerekli olduğu için düzelecek; yanlız bu düzenlerle düzelmeyecek!

buklet, " ve bitmesin... "

Eyvallah,herkes bunu bööle bilsin.

pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.

Bu yazıyı rapor et. Kural dışı içeriğe rastladığınızda editörlerimize rapor ederek müdahale edilmesini sağlayabilirsiniz. (Hangi durumlarda rapor edebilirim?)

Mim Nehri