
Disney'in sinemaya girişi, 1924'de "Alice Çizgi Film Diyarında" adlı bir dizi çizgi filmle olur. 1928'de otel odasında bir delikten çıkan fındık faresinin verdiği ilham ile Iwerks tarafından çizilmeye başlayan Mickey Mouse (Miki Fare) tiplemesi ile de çok büyük başarılara imza atar.
Disney, Miki Fare'li üçüncü filmi İstimbot Willie'yi sesli olarak çeker.
Disney'in, resimlerin hareketini müziğin ritmine uydurma becerisi özellikle 'Sersem Senfoniler' dizisinde mükemmelliğe ulaşır... Müzikli masallar serisi 1929'da The Skeleton Dance (İskelet Dansı) ile başlar ve The Ugly Duckling (Çirkin Ördek Yavrusu, 1939) ile biten bu filmlerden 70 tanesi sinemalarda gösterilir. Bu filmlerin konusu masal ve efsanelerden alınmıştır...
Zamanla Disney karakterlerine Pluto, Goofy, Donald Duck gibi kahramanlar eklenir.
Disney, hiçbir film yapımcısının yapamadığını başarır ve yarattığı tipleri pazarlayarak bir imparatorluk kurar.
30'lu yıllarda Disney Stüdyoları'nı oluşturur. Çizgi film kahramanları, oyuncak ve reklam sektöründe keşfedilirler ve bu sektörlerden çok büyük kazançlar elde edilir.
Bu arada Disney'in çizgi film yapımcılığındaki üstünlüğü tartışmasız bir şekilde kabul edilmiştir.
'Grimm Kardeşler' masalında, 570 ressam bir milyonu aşkın resmi tek tek çizerler. Büyük bir seyirci kitlesinin gişelerde yığılması ile Disney, sadece bu filmi ile 8 milyon dolardan fazla para kazanır.

1937'de gişe rekoru kıran 'Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler' filmi ilk renkli ve sesli çizgi film olur. 1940'ta yine gişe rekoru kıran 'Pinokyo' filmi, Disney stüdyolarını bir mali krizden kurtarır.
Disney, 1940'ta 'Fantazya' filmi ile ünlü bestecilerin müziklerini çizgi figürlerle ele alır. Seslendirme stereofonik olduğu halde, teknik eksiklikler nedeni ile film başarılı olamaz. 'Fantazya' filmi ancak 60'lı yıllarda Pop-Art'ın kült filmi olarak sinema tarihine geçer.
Disney, 'Bambi' (1942), 'Alice Harikalar Diyarında' (1951), 'Mary Poppins' (1964) gibi başarılı çalışmalarına devam ederken, 'Define Adası' (1950) ve 'Denizler Altında 20.000 Fersah' (1954) ile başlayan sinema filmi ve belgesel çalışmalarına yoğunlaşır. Bu arada tanınmış edebi eserleri de sinamaya uyarlamaya başlamıştır.
Disney'in vizyonu, çizgi film denilen bütünsel sanatın; renk, müzik ve dansın birbiriyle kaynaştırılmasıdır... Disney'in vizyon gücü bununla da sınırlı kalmaz, Kaliforniya'da kurulacak Disneyland üzerine yoğunlaşır... Disneyland (Hayal Kent) 1955 yılında açılır...

Disneyland Park, Walt Disney'in yarattığı kahramanlarla dolu, dünyanın en büyük tatil cennetidir.
Walt Disney 1966'da Kaliforniya'da 65 yaşında
hayata gözlerini kapar, geriye müthiş bir Disney
İmparatorluğu kalır....

Walt Disney Şirketi'nin sembolü Miki Fare bugün 80 yaşında....
bu disneyland hadisesi para basma makinesi olaraktan da adlandırılabilir akılalmaz bir güzellik. o nasıl bir özen. çocukları götürmeyin ayak bağı olurlar. insan deliriyor. çocukken ağzını ayırıp tvde gördüğün karakterleri 50 yaşında da görsen sevinip şaşalıyorsun.
Acme logolu bandana ve sapık kokarca şeklini alan sabunlu sudan istiyom...Baloncuk yapçam...Hüfffppp..hüfffppp..
ilk miki manyak tipsizimiş bay dı vey.
sörsi bebeğim ahanda sana baloncuk yaparsın kana kana. birazdan amaçdan saptı ama idare et.
ünlü fottoğraf sanatçısı mansonun albümünden;
''suda oynar balıklar ay balam
deryada deryalıklar'' adlı eser.
bu kahramanlar hala para basıyor..
walt disney ne kadar zeki adam ki, ve vizyonu bi o
kadar geniş ki, dünya da en çok para getirecek
konulardan biri olan çoçukların hayal dünyasına inebilmiş...
ve bu kahramanlar hala çoçukların en gözdeleri...
Allah inandırsın, iki çocuğumla ducklara, plutoya, winnieye, pamuk prenseslere, hemen hemen hepsine hala para döküyorum....
Hele okulların açılma döneminde, çizgi film kahramanları ile bezeli ürünlerin çeşitliliğine ne demeli..Ben bile gözümü alamıyorum bu yaşta, çocuklar naapsın.
hiç sorma, zaten çizgi film kahramansız hiç bir ürün almıyoruz...
Çoçuklar yanımda yokken bile, onlara bir şeyler alacağım zaman yine tercihim bu kahramanlardan yana oluyor...
ne yaparsın amaç onları daima mutlu görmek...
Beslenme çantası nasıl güzel bir icattır abi..Hey gidi..Sabahları güzel kurabiyelerle yerine gelen keyfimiz öğlen yemeklerinde kabusa dönüşürdü..Hergün yoğurtlu bakla mı olur yahu?...Hala gördükçe travmatik bir durum yaşıyorum..İlokul anılarına nereden geldim anlamadım şu an..İlginç..
kimmiş o mason?
sonunda masonlar da doluştu hafife.
artık eski tadı yok buranın.
nerde o eski hafifleeerr...
eleştirmedim yahu.
pireyi deve yaptım sadece.
ölesine işte..
eee sevdalımhayat, bir öğretmen olarak sanatla ticaretin karışımı hakkında yorumunu alalım...
şimdi efendim öğretmenlik bir sanat lakin ticaret ile karıştıranlar da yok değil
öğretmenlerde çoçuklarla ilgileniyor, lakin disney kadar para kazanamıyorlar...
halbuki öğretmenlik sanatın en büyüğü değilmidir..
Şaka bir yana bu tamamen bir zeka ürünü.Bazı insanlara verilen bir ayrıcalık hepsi bu
ve birde ekip ruhunu unutmamak lazım..
Walt Disney imparatorluğunda Ub Iwerks'in yeride önemli....
"tim burton" ın anılarını okudğumda walt disney in öyle "muhteşem" denilebilecek bir durumunun olmadığını gördüm.tabii onlarda subjektif bir yargıydı ama en azından içini görmüş,orda çalışmış bir adımın anlattıkları hiçde hoş şeyler değildi.
zaten muhteşem derken disney'in kişiliğine değil...
Yazı, kişiliği yönünden yazılmış bir yazı değil...
Disney'in çalışmalarını ve sanatı ticarete döndürmesindeki başarısı sözkonusu...
LeSorcier DİYOR Kİ
Darkwingduck'tan öteye kahraman tanımam..
rahmetlinin arkasından konuşmuş gibi olmuş ama kastettiğim şirketi olan disney. örnekleri de bunlar.
bu alıntı çizgi roman işini meslek edinmiş birkaç biraderin platformundan.
Belki de ülkemizde çizgi romanın gelişmemesinde başlıca etmen “biçimsel” olarak çizgiye yönelimin çok olması, “içeriğe” yönelik bir boş vermişlik havasının hakim olmasıdır. Öykünme çizgilerle özgün olmayan, bir şey söyleme kaygısı gütmeyen, alışılmış çizgi roman kalıplarını aktarmaya çabalayan bir çizgi roman anlayışımız ne yazık ki bu sanat alanını öteye taşıyamıyor. Mizah çizgi romanında daha çok çizerlerin “iç hesaplaşmalarını ve kişisel saplantılarını” dile getirdikleri eserleri aynı kaygıyı paylaşanlarca okunmaktadır. Ancak sanatın ve sanatçının okuyucusuna sunması gereken daha yoğun, belki politik, belki sanatsal, belki sorgulayıcı, belki evrensel mesajları oluşturma mecburiyeti aynen çizgi roman için de geçerlidir. Çizgi romanımızın, okuyucusun karşısına biçimsel başarı kadar içeriksel başarıyla çıkması da önemlidir.
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.